KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/46 E., 2011/5967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2011
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 2 parsel sayılı 1202.99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ahşap ev ve bahçesi niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kadim köy yolunun dava konusu taşınmaz içinde kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece, davanın görev nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın tespit dışı bırakılan "yola" ilişkin olarak açıldığı, yollar hakkında tutanak düzenlenmediği, tutanak düzenlenmeyen yerler hakkında açılan davalarda Kadastro Mahkemelerinin görevsiz olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacı ... kadim köy yolunun tutanağı düzenlenen 114 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içinde bırakıldığını öne sürdüğüne göre, tespit dışı bırakılmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle de nizalı yerin Kadastro Mahkemelerinin görevini belirleyen "tutanağı düzenlenmeyen" yer olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, davalı dışında tespit maliklerinin de davaya katılımları sağlanarak gösterecekleri deliller toplanmalı, özellikle dinletmek istedikleri tanıkları varsa kimliklerini ve tebliğe elverişli adreslerini gösterecek biçimde taraflara delil listesi ibraz ettirilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ve tespit tutanağı
bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tutanak bilirkişileri beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında varsa çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek biçimde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/46, K. 2011/5967, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama