KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/462 E., 2011/941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2011
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 140 ada 7, 154 ada 34, 241 ada 1, 242 ada 1 ve 298 ada 38 parsel sayılı sırasıyla 874,35 m2, 619,48 m2 2090,16 m2 2385,10 m2 ve 18995,56 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, miras yoluyla gelen hakka paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine dava konusu taşınmazların ham toprak ve taşlık niteliği ile devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; dava konusu 140 ada 7, 154 ada 34, 241 ada 1 ve 298 ada 38 parsel sayılı taşınmazların ham toprak niteliği ile davacı Hazine adına, 242 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi davalı ... adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Kural olarak yargılama sırasında davanın taraflarından birinin ölmesi halinde bütün mirasçılarına tebligat yapılarak husumetin yaygınlaştırılması gerekir. Somut olaya gelince, davalı ...’nun yapılan yargılama sırasında ve hükümden önce 16.6.2008 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Ne var ki yargılama sırasında ölen ...’nun bütün mirasçılarına tebligat yapılarak dava mirasçılar aleyhine yürütülmemiş, davada taraf koşulu oluşturulmadan hüküm verilmiştir.
Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekir. Husumetin yaygınlaştırılması suretiyle taraf koşulu oluşturulmadan eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. Diğer yandan ölümle kişilik son bulacağından vekilin görevi de sona erer. Bu nedenle hükmün ve temyiz dilekçesinin davalı ...'nun vekiline yapılması da geçersizdir.
O halde, öncelikle davalı ...’nun mirasçılarının tümü davaya dahil edilmeli, dava dilekçesi ve duruşma günü kendilerine tebliğ edilmeli, duruşmaya katıldıklarında davaya karşı diyecekleri ve delilleri sorulmalı, gösterecekleri delilleri toplanmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek taraf koşulu sağlandıktan sonra davanın esasına yönelik bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/462, K. 2011/941, 21 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama