KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4626 E., 2012/2454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 175 ada 2 parsel sayılı 43530,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20.07.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 1000,11 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ..., (B) harfi ile gösterilen 1000,23 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ..., (C) harfi ile gösterilen 1000,13 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... adlarına, uzman bilirkişinin 13.12.2010 tarihli rapor ve haritasında (D) harfi ile gösterilen 17754,15 m2 yüzölçümündeki bölümün ise katılan davacı ... adına, geriye kalan bölümlerin ise tespit maliki davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş;
hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 175 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 20.07.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 1000,11 m2, (B) harfi ile gösterilen 1000,23 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 1000,13 m2 yüzölçümündeki bölümler ile 13.12.2010 tarihli rapor ve haritada ise (D) harfi ile ../.. 2011/4626-2012/2454 S.2
gösterilen 17554,15 m2 yüzölçümündeki bölümün davacılar ve katılan davacı tarafından noter sözleşmesi ile satın alındığı noter satış sözleşmelerinde satıcı olarak gözüken kişilerin taşınmazın satışı için birlikte hareket ettikleri ve dava konusu taşınmaz üzerinde tespit maliki davalının zilyetliğinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; davacı ...'ın dayanağı 27.05.1999 tarih 2692 yevmiye sayılı, davacı ...'ın dayanağı 14.06.1999 tarih 3112 yevmiye sayılı, katılan davacı ...'nun dayanağı 06.06.2001 tarih 3177 yevmiye sayılı satış senetlerinin uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi davacı ...'ın dayanağı 31.05.1999 tarih 2478 yevmiye sayılı satış senedi ise yerine hiç uygulanmamış,
tespit tutanağı bilirkişileri tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişileri dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiş, davacılar ve katılan davacı dayanağı satış senetlerinde satıcı olarak gözüken kişiler ile tespit maliki davalı arasındaki akrabalık bağı nüfus kayıtları ile denetlenmemiştir.
Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; öncelikle davacılar ile katılan davacının dayanağı satış senetlerinde satıcı olarak gözüken kişiler ile tespit maliki davalı arasındaki akrabalık bağını gösterir nüfus kayıtları Nüfus Müdürlüğü'nden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, davacılar ile katılan davacının dayanağı noter satış senetleri yerel bilirkişi ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulama yapılırken satış senetlerinin dava dışı başkaca taşınmazlara ait olduğunun bildirilmesi halinde ait oldukları taşınmaz ya da taşınmazları göstermesi yerel bilirkişiden istenilerek uzman fen bilirkişi krokisine ../..
2011/4626-2012/2454 S.3
bu taşınmazlar işaret ettirilmeli, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri yeniden taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli,
komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre davacılar ile katılan davacı ve bayileri açısından aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği,
Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4626, K. 2012/2454, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama