KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4684 E., 2011/6199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 20.06.2006 günlü hükmün ve 31.12.2009 günlü ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafça istenilmiş olup, gerek hüküm ve gerekse ek karara yönelik temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
1-Davalı tarafın 31.12.2009 günlü ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; mahkemece davanın kabulüne dair verilen 20.06.2006 günlü ilk hükmün davalı tarafça temyiz edildiği, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.12.2007 günlü ve 2007/209-17194 esas ve karar sayılı ilamı ile eksiklik belirtilerek eksik hususların yerine getirildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemesine iadesine karar verildiği, mahkemece eksikliklerin yerine getirilmesi için davalılar vekiline 10 gün süreli, davacılar vekiline 7 gün süreli muhtıra gönderildiği,
ancak gönderilen muhtırada eksikliklerin giderilmemesinin yaptırımının gösterilmediği, muhtıranın davalılar vekiline 22.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekiline tebliğ edilemediği, bunun üzerine mahkemece 31.12.2009 günlü ek kararla hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına karar verildiği, davalılar vekilinin bu ek kararı da temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Ek kararın verildiği günde yürürlükte bulunan HUMK’nun 434. maddesinin üçüncü fıkrasında temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderlerin tamamlanmaması halinde mahkemece kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği açıklanmıştır.
Anılan hükmün temyiz harç ve giderlerine ilişkin olduğu gözetildiğinde somut olayda uygulanması düşünülemez.
Kaldı ki, somut olayda ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu ve Yargıtay iade kararında belirtilen eksikliklerin bir kısmının yerine getirilmesi görevinin davalı tarafa ait olmadığı, muhtıra çıkartılması ve taraflara eksikliklerin giderilmesi için süre verilmesi konusunda mahkeme hakimi tarafından alınmış bir karar bulunmadığı, gönderilen muhtırada eksikliklerin yerine getirilmemesinin yaptırımının dahi gösterilmediği gözetildiğinde böyle bir tebligata dayanarak kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilemeyeceği de kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece verilen ek karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı tarafın ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemenin 2003/626 esas, 2006/415 karar sayılı, 31.12.2009 günlü ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı tarafın 2003/626 esas, 2006/415 karar sayılı, 20.06.2006 günlü asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan yargılama usul hükümlerine uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller de hüküm vermeye yeterli değildir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Dosya içeriğinden davalılardan ... ve ...’den olma ...’ün yargılama sırasında 07.09.2003 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Ne var ki, adı geçenin mirasçılık belgesi getirtilerek mirasçıları sağlıklı biçimde belirlenmemiş, davalılar vekiline mirasçılardan alacağı vekaletnameleri dosyaya sunması için imkan tanınmamış veya dava dilekçesi ve duruşma günü mirasçılarına tebliğ edilmemiş, davada taraf koşulu oluşturulmadan ölü kişi hakkında hüküm verilmiştir. Taraf koşulu oluşturulmadan hüküm verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece ölümle vekaletin sona ereceği gözetilerek öncelikle davalı taraftan mevcut ise davalılardan ... ve ...’den olma ...’ün mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi istenilerek dosya içine konulmalı, yoksa davacı tarafa kesin süre verilerek mirasçılık belgesini almaları sağlanmalı, davalılar vekili mirasçılardan alacağı vekaletnameleri dosyaya ibraz etmediği taktirde dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak mirasçılara tebliğ edilmeli, bu yolla davada taraf koşulu oluşturulmalı, duruşmaya geldikleri taktirde mirasçılardan da davaya karşı diyecekleri,
varsa delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin iade kararında belirtilen belge ve kayıtlar da getirtilerek eksiklikler giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4684, K. 2011/6199, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama