KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4783 E., 2012/1199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları ile katılan davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 243 ada 22 parsel sayılı 68578,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalılar ... ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak dava açmış, ... aynı gerekçelerle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları ile katılan davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Davacı ...
17.4.2004 tarihinde, davalılardan ... kızı ..., 13.4.1971, ... kızı ...
13.8.2006, Behzat kızı ... 28.11.1969 tarihinde öldükleri dosyada bulunan nüfus kayıtlarından anlaşıldığı halde mirasçıları davaya dahil edilmediği gibi, 3.3.1970 tarihinde öldüğü anlaşılan... kızı ..'in diğer mirasçıları davaya dahil edildiği halde mirasçılarından ... davaya dahil edilmemiş, davalılardan ... ve ...'nın ise hükmün tebliğine ilişkin tebligat parçalarındaki açıklamaya göre öldüğü anlaşılmaktadır. Taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazın soyadları yazılmaksızın sadece baba adları yazılmak suretiyle paylı olarak davalılar ve dava dışı şahıslar adına tespit ve tescil edildiği dikkate alınarak adı geçen davacı ve davalıların mirasçılık belgesine esas nüfus aile kayıt tabloları getirtilerek tüm mirasçılarına dava dilekçesi ile duruşma gününün 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, davaya dahil edilen mirasçılar yargılamaya geldiğinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı,
bu yolla husumet yaygınlaştırılarak davada taraf koşulu oluşturulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4783, K. 2012/1199, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama