KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4814 E., 2011/5468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 26.05.2009 gün ve 2008/7002-2009/2050 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi davacı Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Kısmi dava açılması halinde açılan davanın ancak alacağın dava edilen bölümü için zamanaşımını keseceği, dava edilmemiş olan kalan bölüm için zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği dikkate alındığında bu kuralın saklı tutulan hakka dayanılarak sonradan ıslahla artırılan kalan alacak yönünden de uygulanması gerekeceği kuşkusuzdur.
Somut olayda davanın haksız fiilden kaynaklandığı gözetildiğinde zamanaşımı süresi Borçlar Kanununun 60/1 maddesi hükmüne göre davacının haksız fiil sorumlusunu ve zararı öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her halukarda zarara neden olan olay tarihinden itibaren 10 yıldır. Anılan maddedeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için zarar kapsamının bütünüyle öğrenilmesi zorunlu olmadığı gibi, zarar sorumlusunun kusur oranının belirlenmiş olması da zorunlu değildir.
Zarara sebebiyet verenin kim olduğunun ve zararın varlığının öğrenilmesi yeterlidir. İlk açılan kısmi davada davalı şirket de hasım gösterildiği ve kaçak kömür bedeli zararının dava edildiği göz önüne alındığında davacı tarafın en geç kısmi davanın açıldığı 11.11.2005 tarihinde zararı ve zarar sorumlularını öğrendiğini, ıslahla artırılan bölüm yönünden zamanaşımı süresinin de bu tarihten başlatılması gerektiğini kabul etmek gerekir.
Şu halde ıslahın 04.07.2007 tarihinde ve 1 yıllık süre geçtikten sonra yapıldığı, gelişen bir durum ve zaman içinde artarak meydana gelen bir zararın söz konusu olmadığı ve davalı şirketin davanın ıslahı hakkında süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu gözetildiğinde bu yöndeki Dairemiz bozma kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4814, K. 2011/5468, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama