KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4821 E., 2012/2745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 208 ada 3, 209 ada 1, 223 ada 37, 38 ve 47 parsel sayılı sırasıyla 1.394,67 m², 456,64 m², 951,16 m², 2.150,22 m² ve 1.973,40 m² yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ..., 223 ada 41 parsel sayılı 993,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz davacı ..., 223 ada 42 parsel sayılı 878,97 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 223 ada 43 parsel sayılı 1.179 m² yüzölçümündeki taşınmaz davacı ..., 223 ada 44 parsel sayılı 1.252,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 223 ada 45 parsel sayılı 2.050,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı ...,
223 ada 46 parsel sayılı 1.301,41 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazların babası ... ... tarafından taraflar arasında eşit dağıtıldığı halde, adına az yer tespit edildiğini öne sürerek, bağışlamaya uygun şekilde dava konusu taşınmazların tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 208 ada 3 ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi, diğer dava konusu taşınmazların ise taraflar arasında eşit paylı olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde davanın saptanan niteliği ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı ..., dava konusu taşınmazların ... ... tarafından taraflara ayrı ayrı eşit şekilde bağışlandığını, buna rağmen adına az yer tespit gördüğünü öne sürerek dava konusu taşınmazların bağışlamaya uygun şekilde taraflar adına ayrı ayrı tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinde keşif yapılmadan ve taleple bağlılık kuralına da bağlı kalınmadan dava konusu 208 ada 3 ve 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı ..., 223 ada 37, 38, 41, 42,43, 44, 223 ada 45, 46 ve 47 parsel sayılı taşınmazların ise taraflar arasında eşit paylı olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
Dava konusu taşınmazların tarafların sağ bulunan babaları ... ...’nin iken taraflara bağışlandığı hususunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, hangi dava konusu taşınmaz veya taşınmazların ne kadarının kime bağışlandığı noktasındadır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazları taraflara bağışlayan ... ..., uzman fen bilirkişi, tespit bilirkişileri, yerel bilirkişileri, taraf tanıklarının tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında keşif yapılmalı, ... ..., yerel bilirkişiler, tanıklar ve tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, ... ...’den hangi dava konusu taşınmaz veya taşınmazları ne kadarını kime bağışladığı hususu sorulup sınır itibariyle göstermesi istenmeli, uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, yerel bilirkişi, tanık,
tutanak bilirkişiler ile bağışlamada bulunan ... ...’nin beyanlarını yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4821, K. 2012/2745, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama