KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4885 E., 2011/5784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2011
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 112 ada 1 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., 2, 6 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar ... ve ..., 3, 4 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar ..., 5 parsel sayılı taşınmaz Yunis Turan mirasçıları, 7 parsel sayılı taşınmaz ..., 9 parsel sayılı taşınmaz ..., 10 parsel sayılı taşınmaz ..., 11 parsel sayılı taşınmaz ... ..., 12 parsel sayılı taşınmaz ..., 14 parsel sayılı taşınmaz ..., 15 parsel sayılı taşınmaz ..., 16 parsel sayılı taşınmaz ..., 17 parsel sayılı taşınmaz ..., 19 parsel sayılı taşınmaz ... ve arkadaşları, 20 parsel sayılı taşınmaz ..., 21 parsel sayılı taşınmaz ...,
22 parsel sayılı taşınmaz ... adına ayrıca Hazine bütün taşınmazlarda paydaş olarak tapu kaydına dayanılarak tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... tapu kaydına dayanarak, davacı Kabataş ... dava konusu taşınmazların bir kısmının kendi yerleri olduğunu, bir kısım taşınmazların da yerlerine tecavüz ettiğini ileri sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Aynı adada bulunan bir kısım taşınmazlar hakkında davacı Hazine tarafından 08.06.2000 tarihinde Kabataş Asliye Hukuk Mahkemesinde davalılar ..., ... , ... , ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine, birleşen Kabataş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/23-21 E.K. sayılı dosyada davalılar ..., ..., ... , ..., ... , ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine el atmanın önlenmesi ve kal davaları açılmış ve birleştirilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesine resen devrolunur. (Kadastro Kanunu 27. madde)
Kural olarak tespiti 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 5. maddesi hükmü uyarınca yapılan taşınmazların 30 günlük askı ilanın yapılması zorunludur. Askı ilanı yapılmadıkça kadastro hakiminin duruşma oturumunu açmaya yetkisi yoktur. Bu olgu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
O halde mahkemece yukarıdaki hukuki olgular dikkate alınarak, öncelikle Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/111 esas sayılı dosyasının Kadastro Mahkemesine devri istenmeli, Hazine'nin dava konusu ettiği taşınmazlar kadastro sırasında davalı olduğu için malik hanelerinin tespit edilmiş olmasının hukuki kıymeti olmadığından 30 günlük askı ilanı yapılmalı, askı ilanlarının yapıldığını gösteren belgeler dava dosyasına konulmalı, sonra duruşma oturumu açılmalı, taşınmaz başında yerel bilirkişi ve uzman bilirkişiler hazır olduğu halde keşif yapılmalı, Hazine'nin dava konusu ettiği aktarılan davanın kapsamına giren taşınmazlar belirlenmeli,
usulüne uygun zilyetlik ve belgesiz araştırması yapılmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4885, K. 2011/5784, 6 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama