KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4890 E., 2012/3756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dışı ... Dağıtım Şirketinin taşeronu olarak dağıtımını üstlendiği, dava dışı ... A.Ş.'ne ait kredi kartlarının bir kısmının kart sahiplerine ulaştırılmadığının banka tarafından bildirilmesi üzerine yapılan incelemede davacı çalışanı ...'ın daha önceden tanıdığı dava dışı kişilerle birlikte sahibi olmadıkları bu kartlarla davalıya ait işyerinden alışveriş yaptıklarının belirlendiğini, harcama bedellerinin ... A.Ş.'ne ... Dağıtım Şirketi tarafından, ...
Dağıtım Şirketine de davacı tarafından ödendiğini belirterek davalının güveni kötüye kullanma yolu ile ele geçirilen kartları kullanan dava dışı kişilere kimlik sormayarak kusurlu davrandığı bu şekilde davacının ödeme yapmasına yol açtığı iddiasıyla davalıya ait işyerinden yapılan harcamalar nedeniyle ödenen miktarın ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme olayda (%25) oranında davalının kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporu esas alınarak istemin kısmen kabulüne ve alacağa yasal faiz yürütülmesine karar vermiştir.
3095 sayılı Yasanın 2/3.maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladağı avans fazi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur. Somut olayda davacı ticari faiz istediğine ve taraflar da tacir olduğuna göre avans faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekir. Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Mahkemece davalının olayda (%25) oranında kusurlu bulunduğu kabul edilmiştir.
Dosyadaki delillere göre davacının dağıtımını üstlendiği dava dışı ...'a ait kredi kartı ile 10.9.2004'de saat 18:26 ve 18:27'de olmak üzere bir dakika ara ile slip kesmek suretiyle iki kez, ...'a ait kredi kartı ile ertesi gün 11.9.2004'de saat 13:20'de, ...'a ait kredi kartı ile de yine 11.9.2004'de saat 16:18'de slip kesme suretiyle toplam 14.150,00 YTL'lik harcama yapılmıştır.
Davalı işyeri sahibinin iki gün üst üste yapılan ve miktar olarak da azımsanamayacak düzeyde bulunan bu harcamalara dair kredi kartlarını kullananlardan kimlik sormayarak önemli oranda kusurunun bulunduğu sabittir. Bu kusurun oranı mahkemenin kabul ettiği (%25)'den daha yüksek oranda olmalıdır.
Zira davalı üye işyeri sahibinin kredi kartı karşılığında yaptığı satışlarda kart sahipleri ile kartları veren bankalara karşı özenli davranma yükümlülüğü, kartların gerçek sahipleri tarafından kullanılıp kullanılmadığını denetleme görevi bulunmaktadır. Şu durumda mahkemenin davalının (%25) oranında kusurlu bulunduğu şeklindeki kabulü dosya kapsamı ile bağdaşmadığından davalının daha yüksek oranda kusurlu kabul edilmesi ve miktarın da buna göre belirlenmesi gerekir.
Bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozuması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4890, K. 2012/3756, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama