KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4964 E., 2012/2372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 21 ve 25 parsel sayılı sırasıyla 864,05 m2 ve 317,63 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak ve paylı olarak davacı ... ve davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu dışı satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı ...'ın payına yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 124 ada 21 ve 25 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul hükümlerine uygun değildir.
HUMK.nun 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel hukuk kuralına göre, hakim tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Bu nedenledir ki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu kanunun uygulanmasını göstermek üzere çıkarılan Tebligat Tüzüğü tamamen şekli ve emredici hükümler içermektedir. Tebligatın usulüne uygun biçimde yapıldığı ve tarihi ancak tebliğ belgesi ile kanıtlanabilir.
Geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için anılan kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntısına kadar uygulanması ve uygulandığının tebliğ tutanağında belgelendirilmesi zorunludur. Tebligatın kanun ve tüzükte belirtilen usule aykırı olarak yapılması halinde aynı Kanunun 32. maddesi hükmüne göre muhatabın öğrendiği tarihin tebliğ tarihi sayılması gerektiği de kuşkusuzdur.
../.. 2011/4964-2012/2372 S.2
Somut olaya gelince dava dilekçesinde davalı ...'ın konutunun bulunduğu köy hizmetleri lojmanı Manisa adresine tebligat çıkartıldığı halde tebligat muhatabın dış görevde olduğu gerekçesiyle büro sorumlusu ...'e yapılmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece dava dilekçesi ve ilk duruşma oturum gününün konut adresi yerine büro sorumlusuna tebliği usulüne uygun yapılmış bir tebliğ değildir. Bu şekilde yapılan tebligatın kanun ve tüzüğe uygun olduğundan, bir başka deyişle taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Öte yandan davalı yargılamanın hiçbir oturumuna katılmamıştır. Savunma ... kısıtlanarak hüküm verilemez.
O halde, mahkemece öncelikle davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma oturum günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmeli, temyiz dilekçesi içeriğindeki savunmaları da dikkate alınarak davaya karşı diyecekleri, varsa delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4964, K. 2012/2372, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama