KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5173 E., 2012/3453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 172 ada 11 parsel sayılı 40705,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiş, yapılan tespit 16.06.2007 gününde kesinleşmiş, sonrasında taşınmazın 220/1163 payı davalı ... adına satış nedeni ile tescil edilmiştir. Davacı Hazine 19.06.2008 günü tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ; dava konusu 172 ada 11 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29.03.2011 tarihli rapor ve haritada sarı renk ile boyalı 35120,00 m2 yüzölçümündeki bölümüne ait tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına ayrı parsel numarası ile tapuya tesciline, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine'nin temyizi dava konusu 172 ada 11 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 29.03.2011 günlü rapor ve haritada yeşil renge boyalı (A) harfi ile gösterilen 5585,73 m² yüzölçümündeki bölüme yöneliktir.
Dava ve temyize konu 172 ada 11 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 29.03.2011 günlü rapor ve haritada yeşil renk ile boyalı (A) harfi ile gösterilen 5585,73 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı Hazine'nin tutunduğu 27.06.1958 tarih 53 sayılı tapu kaydının yüzölçümü itibari ile kapsamı dışında kaldığı,
davacı dayanağı ecrimisil tutanakları ve tahsilat fişlerinin ise yüzölçüm içermediğinden uygulanamayacağı, temyize konu bu bölüm üzerinde davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5173, K. 2012/3453, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama