KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5211 E., 2012/3722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 165 ada 3 parsel sayılı 2769.86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazdan çıkan suyun ve su deposunun adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın tapu kaydına dayalı olarak tespit gördüğü, davacılar tarafından satın alınan suyun tapu kaydında irtifak ... olarak gösterilmediği, taşınmazı satın alan davalı taraf yönüyle suyun satılmasının hukuken bağlayıcılığının bulunmadığı, suların taşınmazın aynına bağlı olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı getirtilmediği gibi, keşif mahallinde de yerine uygulanmamıştır. Ancak hükmün gerekçesinde tapu kaydının taşınmaza ait olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu aynı zamanda taşınmazın tespitine esas alınan tapu kayıtlarının oluşmasına esas haritası bulunduğu yerden getirtilmeli, tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlarla komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı,
dayanılan tapu kayıtları ve haritaları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, davacıların suyu satın aldığı ... adına oluşan 16.12.1955 tarih 16 sayılı tapu kaydının kapsamında ve dava konusu taşınmaz içinde kaldığı anlaşıldığı taktirde, davalının murisi ...'in taşınmazı tapudan satın almayıp,
haricen satın aldığına ve davalının da 14.10.1967 tarihli noter senedi ile suyun kullanım haklarınında kendilerinde bulunduğunu iddia ettiğine göre, davacıların tutunduğu 1954 tarihli senet ile davalıların tutunduğu 14.10.1967 tarihli senet yerine uygulanarak taşınmazdan çıkan suyun taraflarca nasıl kullanıldığı taşınmaz başında yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin tamamı ile tarafların yöntemine uygun şekilde gösterecekleri tanıklardan sorularak ihtilafsız olarak belirlenmeli, suyun kullanım hakkının taşınmazın maliki ... tarafından davacılara satıldığı, tespit gününe kadar davacılar tarafından kullanıldığı,
su deposunun da davacılar tarafından yaptırıldığının belirlenmesi halinde tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5211, K. 2012/3722, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama