KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5217 E., 2011/7208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Anayasanın “hak arama hürriyeti” başlıklı 36/2. maddesinde hiçbir mahkemenin görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı, “mahkemelerin kuruluşu” başlıklı 142.maddesinde de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği ön görülmüştür.
Öte yandan; bir davada hukuki yarar dava koşulu olup, mahkemelerce kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; toplanan delillerden, davacı tarafın davalılar adına tapuya kayıtlı taşınmaz üzerindeki büfe niteliğindeki muhdesatı kendisinin yaptığını, taşınmazın kamulaştırılarak kamulaştırma bedelinin davalılara ödendiğini, muhdesata ilişkin kamulaştırma bedelinin tahsili için davalılar aleyhine aynı mahkemenin 2007/176 esas sayısına kayden alacak davası açtığını,o davanın yargılaması sırasında muhdesatın mülkiyetinin tespiti davası açmak üzere kendisine mehil verildiğini öne sürerek tespit istemi ile görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Belirtmek gerekir ki; kural olarak her eda hükmü bünyesinde tespit hükmünü de barındırır.
Taraflar arasındaki mevcut uyuşmazlığın, eda nitelikli alacak davasına bakan aynı mahkemenin görevi dahilinde olduğu, daha önce açılan davada öncelikle çözümlenebilecek uyuşmazlık yönünden mahkemece mehil verilemeyeceği gibi davacının ayrı bir dava açmakta hukuki
yararının da bulunmadığı kuşkusuzdur.
Aksi halin kabulü Anayasa’nın 141/son maddesinde düzenlenen “davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu” ilkesini de zedeleyecektir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5217, K. 2011/7208, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama