KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5253 E., 2011/6674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, oluşturulan hüküm de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 30 uncu maddesi hükmünde; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.
Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalar çekişmesiz yargıya tabi olduğundan kural olarak hasımsız açılır. Hukuki yarar bulunması koşulu ile bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilerek hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması da mümkün bulunmaktadır. Ne var ki ıslah yolu ile dahi olsa bir davada taraf arttırılması veya hasımsız olarak açılan davanın dahili dava yolu ile hasımlı hale getirilmesi mümkün değildir.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden Harran Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 127 ve 128 parsel numarasında kayıtlı taşınmazların kadastro tespiti sonucunda ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiği, dahili davalı Hazine'nin taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasıyla tapu iptal davası açmadığı gibi, taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasıyla herhangi bir uyuşmazlık da çıkarmadığı, bu nedenle davanın başlangıçta hasımsız olarak açıldığı, ne var ki, mahkemece tapu malikinin mirasçılarının belirlenemediği ve bu nedenle de Hazine'nin mirasçılığının sözkonusu olabileceği gerekçesiyle duruşma gününün Harran Mal Müdürlüğüne tebliğe çıkartıldığı,
Hazine'nin davaya müdahale konusunda bir dilekçesi ve talebi bulunmadığı halde müdahilliğine karar verildiği, gerekçeli karar başlığında da Harran Mal Müdürlüğü dahili davalı olarak gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verildiği ve mirasçılık belgesinin düzenlendiği, tapu maliki olan kök miras bırakan ... oğlu ...’nın, keza onun anne ve babası ile kardeşleri olduğu öne sürülen ... ile davacının miras bırakanı olduğu anlaşılan ...’nın nufusta kayıtlı olup olmadıklarının, davacı ve miras bırakanı ile kök miras bırakanın soyadı farklılıklarının nereden kaynaklandığının yeterince araştırılmadığı,
kadastro tutanağında kök miras bırakan ...’nın 1958 yılında öldüğü belirtildiğine göre kök miras bırakanın ölüm gününde 1955 doğumlu olan tanık ... ...’in 3-4 yaşlarında, 1958 doğumlu ... ...’ın 1 yaşında, ... ...’in ise 1-2 yaşlarında olacağına göre bu yaşlardaki kişilerin kök miras bırakanı ve kardeşlerini tanıması ve şahsi durumlarını bilmesinin mümkün olamayacağı gözetilmeden, davacının miras bırakanı olduğu mevcut kayıtlarla anlaşılan Hamut ile kök miras bırakan arasında irs bağı tam olarak kurulmadan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetildiğinde davada taraf olması zorunlu olmayan Hazine ve Hazine'yi temsil eden Harran Mal Müdürlüğünün dahili dava edilmesinin herhangi bir hukuksal sonuç doğurmayacağı, bu nedenle de Harran Mal Müdürlüğü aleyhine hüküm verilemeyeceği kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturma ile, yasal düzenlemelere aykırı biçimde hüküm verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece 127 ve 128 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin Kasım 1952 tarih ve 223 sıra numarasında kayıtlı eski tapu kaydına dayanılarak ... oğlu ... adına yapıldığı gözetilerek öncelikle bu tapu kaydı ve dayanağı belgeler getirtilmeli, dosya içinde mevcut karar örneğinden daha önce Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/156 esas ve 1973/99 karar sayılı dosyasında ... ile ... ...’nın mirasçılık belgesinin alındığı,
ilam içeriğinde getirtilen kayıtlardan ..., ... ... ve ...’nın bekar olarak öldüklerinden sözedilerek miraslarının ... oğlu ..., ..., ... ve ismi silinen diğer bir çocuğu arasında paylaştırılmış olduğu gözetilerek bu dosyanın ve karar içeriğinde söz edilen Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/155 esas, 1973/25 karar sayılı dosyası getirtilerek dosya içine alınmalı, getirtilen kayıtlar ve dosyalar incelenerek tapu maliki olan kök miras bırakan ... oğlu ...’nın, keza onun anne ve babası ile kardeşleri olduğu öne sürülen ... ile davacının miras bırakanı olduğu anlaşılan ...’nın nufusta kayıtlı olup olmadıkları,
davacı ve miras bırakanı ... ile kök miras bırakanın soyadı farklılıklarının nereden kaynaklandığı araştırılmalı, bu yolla ..., anne ve babası, kardeşleri olduğu öne sürülen ... ile davacının miras bırakanı olduğu anlaşılan ... veya ...’nın nüfus kayıtlarına ulaşılmaya çalışılmalı, mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların resen araştırma kuralına tabi olduğu gözetilerek gerekirse davacıya varsa kök miras bırakan ... oğlu ...’nın, keza onun anne ve babası ile kardeşlerinin kimler olduğunu, hangi tarihlerde öldüklerini, geriye mirasçı olarak kimleri bıraktıklarını bilen daha yaşlı tanık dinletme imkanı tanınmalı,
davacı ile tapu maliki kök miras bırakan arasında irs bağı bulunup bulunmadığı duraksamasız belirlendikten sonra bir hüküm verilmeli, hüküm verilirken de davanın tarafı olmayan Hazine ve Harran Mal Müdürlüğü gerekçeli karar başlığında dahili davalı olarak gösterilmemeli veya gösterilse dahi öncelikle dahili davalı Hazine ve Harran Mal Müdürlüğü hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm oluşturulmalı, daha sonra hasımsız olarak mirasçılık belgesi verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5253, K. 2011/6674, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama