KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5436 E., 2012/3718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 145 ada 12 parsel sayılı 1.327.297,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayanılarak 4342 sayılı Yasa hükümlerine göre mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 145 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu, söz konusu mera niteliğindeki taşınmaz içerisinde bulunan temyize konu taşınmaz bölümünün mera parseli ile bütünlük arz ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Gerçekten dava konusu 145 ada 12 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümünün sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera olan dava ve temyize konu olmayan taşınmaz kesimlerinin bulunduğu dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün sınırlarını oluşturan taşınmaz kesimleri ile arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir.
Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün sınırını oluşturan mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen işbu hükümle kesinleşen taşınmaz kesimine el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5436, K. 2012/3718, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama