KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5456 E., 2011/5991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak, dayandığı tapu kaydının kapsadığı taşınmazın belirlenerek kadastro tespiti sonucu oluşan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle ... Tüzel Kişiliği’ni hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 171 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 27.7.2009 tarihli haritada (A) harfi ile gösterilen 286,02 m² yüzölçümündeki bölümün davacı Hazine adına tapuya tesciline, 171 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kural olarak tapu iptali ve tescil davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Dava konusu 171 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... Demirci adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgu dikkate alınarak dava konusu 171 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı Hazine'nin dava konusu 171 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı Hazine'nin dava konusu 171 ada 17 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava ve temyize konu 171 ada 17 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 27.7.2009 tarihli haritada (B) harfi ile gösterilen 123,11 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine'nin tutunduğu 1.4.1991 tarih ve 1 sayılı tapu kaydı ve haritası kapsamında kalmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin dava konusu 171 ada 17 parsel sayılı taşınmazın (B) bölümüne yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5456, K. 2011/5991, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama