KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5751 E., 2012/3706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 130 ada 22, 153 ada 3 ve 182 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 3327,12 m2, 5622,30 m2 ve 826 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, 144 ada 48 parsel sayılı 8714,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise norm fazlası olduğundan söz edilerek tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Tespit gününden önce davacı ...tarafından davalılar Hazine ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmış, mahkemece davacı ...tarafından 144 ada 48 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı ...adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 130 ada 22, 153 ada 3, 182 ada 2 ve 144 ada 48 parsel sayılı taşınmazların 18.01.1990 tarihli senet ile davacı tarafından satın alındığı, 1991 yılına kadar davacının taşınmazlar üzerindeki zilyetliğini sürdürdüğü, 1991 yılı ile aktarılan dava günü arasında ise, davacının hayvan sayısının fazla olması ve bu nedenle köydeki meraları aşırı kullanımı nedeniyle köyden zorla çıkartıldığından, zilyetliğine ara vermek zorunda kaldığı, 144 ada 48 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde, diğer taşınmazlar üzerinde aktarılan dava gününde zilyet davacı ...yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği
ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davalı Köy Tüzel Kişiliği tarafından, taşınmazların 19.05.1991 tarihli senet ile Köy Tüzel Kişiliğine satıldığı savunulmuş ise de; tutunulan senetteki imzanın davacıya ait olmadığı gibi, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin de iradi olarak teslim edilmemiş olması nedeniyle mahkemece satış senedine değer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5751, K. 2012/3706, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama