KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5807 E., 2012/4292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2012
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 109 ada 8 parsel sayılı 264,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 109 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı mahalline uygulanmamış, kapsamı duraksamasız belirlenmemiştir. Taşınmazın tutunulan kaydın kapsamı dışında kalması halinde öncesinin kime ait olduğu, kime ne şekilde intikal ettiği, miras malı olup olmadığı, miras malı ise paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kimin payına düştüğü, kim tarafından zilyet edildiği yeterince araştırılmamıştır. Eksik araştırma ile hüküm verilemez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ...'ın tutunduğu Ağustos 309 tarih 46 sayılı sicilden gelen 13.10.1999 tarih 1 sayılı tapu kaydının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi,
tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı,
tapu kayıt malikleri ... oğlu ... ve ...'in tüm mirasçılarını gösterecek şekilde aile nüfus kayıt tabloları ilgili Nüfus Müdürlüğü'nden getirtilerek tapu kaydının davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmüne göre hukuki kıymetini yitirip yitirmediği belirlenmeli, dava konusu taşınmazın, davacının miras bırakanları tarafından davalı tarafın bayii olan ... ...'ın miras bırakanı ... ...'a satılıp satılmadığı,
diğer bir ifade ile davalının sürdürdüğü zilyetliğin fer'i nitelikte olup olmadığı duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığının saptanması halinde öncelikle dava konusu taşınmazın davacı ile davalının bayii ... ...'ın ortak kök miras bırakanı ... oğlu ...'den mi, yoksa davalının bayii ...'in babası olan ...'dan mı kaldığı belirlenmeli, ortak kök miras bırakan ... oğlu ...'den kaldığının anlaşılması halinde ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı,
yapılmış ise dava konusu taşınmazın davacı veya davalının, ya da mirasçılardan hangisinin payına isabet ettiği araştırılmalı, paylaşma yapılmamış ise taşınmazın terekeye dahil olduğu, ancak davalı ...'ın tereke karşısında 3. kişi olduğu göz önüne alınmalı, dava konusu taşınmazın davalının bayii ...'in miras bırakanı ...'dan kaldığının belirlenmesi halinde ise, davacı ile miras bırakan ... arasında irsi ilişkinin bulunmayacağı göz önünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5807, K. 2012/4292, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama