KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5811 E., 2012/3511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 159 ada 15 ve 18 parsel sayılı sırasıyla 1600,47 m2 ve 7401,75 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, aynı ada 17 ve 34 parsel sayılı sırasıyla 3977,38 m2 ve 1934,61 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, aynı ada 38 parsel sayılı 526,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz eşit paylarla davalılar ... ve ... adına, aynı ada 35 parsel sayılı 1855,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise eşit paylarla davacı ile davalılardan ... adına tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve mahkeme hükmüne dayanarak 159 ada 35 parsel sayılı taşınmazın tümünün, diğer taşınmazların ise miras payı oranında adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ...'ndan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda; tarafların tutunduğu ve taşınmazlara ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan Mayıs 310 tarih 7 sayılı sicilden gelen 26.9.1975 tarih 171 sayılı ve 29.7.2005 tarih 15 sayılı tapu kayıtlarında tarafların ortak miras bırakanı ... ile birlikte davalılar ... ve ...'nın da paydaş olduğu, miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı,
dava konusu taşınmazlardan 159 ada 15 ve 18 parsellerin tamamı ile aynı ada 38 ve 35 parsel sayılı taşınmazların 1/2 payının davalılardan ...'nın, 159 ada 17 ve 34 parsellerin tamamı ile aynı ada 38 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davalılardan ...'nın payına isabet ettiği, davacı tarafın miras payına ise terekeye dahil 159 ada 35 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının isabet ettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2006 tarih 68-251 E.K. sayılı dava dosyası içeriği ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan, paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit menkul mal isabet etmesi de paylaşmanın koşulu değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5811, K. 2012/3511, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama