KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/582 E., 2011/2409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir.
İncelenen dava dosyası kapsamı ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelerden dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 2105 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda taşınmazdaki ortaklığın satılarak giderilmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği ve taşınmazın satış aşamasında olduğu, şu halde taraflar arasında ortaklığın giderilmesine ilişkin derdest bir davanın bulunmadığı, bu olgular gözetildiğinde somut olayda usulün 567.maddesi hükmünde sözü edilen ön mesele sorununun da olmadığı belirlenmiştir.
Hukukumuzda aidiyetin tespitine ilişkin davalar kendine özgü nitelikte bir dava olup, dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı tarafın dava açmakta hukuksal yararının bulunmadığının kabulü gerekir. Somut olayda davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açabileceği tartışmasızdır. Bu nitelikteki dava ise eda davası niteliğindedir. Öğretide ve uygulamada eda davası açılmasının mümkün bulunduğu hallerde tespit davasının açılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Kural olarak hukuki yarar dava koşuludur. Taraflardan birinin kabulü de dava koşulunun yokluğunu ortadan kaldırmaz. Az yukarıda saptanan hukuksal olgular dikkate alındığında somut olayda dava koşulu gerçekleşmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/582, K. 2011/2409, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama