KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6062 E., 2012/3662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 121 ada 371 parsel sayılı 890.269,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 121 ada 371 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır.
Mahkemece usulüne uygun eylemli mera araştırmasına ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 121 ada 371 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 07.10.2010 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 4100 m2 yüzölçümündeki bölümünün aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacıların miras bırakanı ... mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline, aynı tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli 690,67 m2 yüzölçümündeki bölümün,
(C) harfi ile işaretli 4150,13 m2 yüzölçümündeki bölümün aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle, geriye kalan (D) harfi ile işaretli bölümün ise 121 ada 371 parsel sayısı altında mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyiz konusu 121 ada 371 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 07.10.2010 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 4100 m2 yüzölçümündeki bölümünün kamu malı niteliğinde mera olmadığı, tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... ile ...'ün miras bırakanı ... mirasçıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava konusu 121 ada 371 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Dava konusu edilen bölümün kuzey ve güney tarafı mera ile çevrilidir. Mera ile dava ve temyiz konusu taşınmaz bölümü arasında ayırıcı bir sınır yeri de tarif edilmemiştir. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazın sınırındaki meradan kazanıldığının kabulü zorunludur.
Öğretide, uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Öte yandan kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen subjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine de değer verilmesi olanaksızdır. Bu verilere göre hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ziraatçi bilirkişinin dava konusu taşınmazın mera olmadığı yolundaki raporunun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6062, K. 2012/3662, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama