KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6302 E., 2011/6339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 18.10.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... Asfalt Taahhüt İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av.... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hüküm kendi içinde çelişkili ve infazda kuşku yaratacak niteliktedir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan usul kanununun (HUMK) 388/son ve 389. maddeleri hükmüne göre, hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Bunun sonucu olarak davanın kabulüne karar verilmesi halinde, davacı tarafın bütün istek kalemlerinin tümünün eksiksiz olarak davalıdan tahsiline imkân verecek şeklinde hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davacı dava dilekçesinde davalı tarafın işletmesine müdahalesinin menine, davalının çalışmaları sonucu oluşan tehlikenin izalesine, tehlikenin giderilmesi ve arazinin eski hale getirilmesi için gereken bedelin belirlenmesi ve bu bedelin davalıdan tahsiline, gelir kaybı nedeniyle oluşan 10.000 TL’nin; tespit, tedbir ve tedbirin infazı ile ilgili her türlü masrafın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece kısa kararda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerekçeli kararın 1 numaralı paragrafında, davanın kabulü ile davalının haksız müdahalesinin menine, 10.000 TL’nin tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş, davacının diğer taleplerine ilişkin bir hüküm kurulmamıştır. Davanın kabulüne karar verildiği açıklandıktan sonra devamında kısmen kabul sonucunu doğuracak ve infazda kuşku yaratacak biçimde hüküm oluşturulmuştur.
Yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözönüne alındığında verilen hüküm usul hükümlerine açıkça aykırı olduğundan, tarafların temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6302, K. 2011/6339, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama