KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6365 E., 2012/4564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, asıl ve birleşen davada haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
1-Davacının temyizi yönünden; Asıl dava husumetten reddedilmiş, davalı yararına 614,33 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesinin son cümlesi uyarınca bu durumda davalı yararına tarifelerin üçüncü kısmına göre takdir edilecek avukatlık ücreti, ikinci kısmının ikinci bölümündeki tutarları geçemez. Anılan madde buyruğuna aykırı hareketle davalı yararına 550,00 TL yerine 614,33 TL olarak fazla vekalet ücreti doğru değildir. Mahkemenin anılan yönü gözetmeden verdiği karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalının temyiz itirazları yönünden;
A)İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
B)Davacı, davalının yaptığı çalışmalar sırasında kablolarına hasar verdiği iddiasıyla tazminat isteminde bulunmuştur.
Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Somut olaya gelince; dosya içeriğinden istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile vasıta gideri olarak belirlenen giderler olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dahil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemenin bu yönü gözetmeden gerçek zarar miktarı araştırılmaksızın işçilik ve vasıta giderlerine hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6365, K. 2012/4564, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama