KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6392 E., 2012/4529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
Karar Metni
967 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 702 ada 3 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 3816,58 m2 ve 988,03 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ... ... adına, aynı ada 9 parsel sayılı 4966,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... ... adına, 703 ada 4 parsel sayılı 1500,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 702 ada 8 parsel sayılı 6422,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydına dayanılarak ölü ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... taşınmazlar üzerinde bulunan sulama havuzu ile su kaynağının bulunduğu bölümlerin ifrazı ile adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde lehine intifa hakkı tesisi ile su kaynağı ve sulama havuzunun umumun kullanımına ait olduğu konusunda tutanakların beyanlar hanesine şerh yazılması istemi ile ... ve ... aleyhine dava açmıştır.
Mahkemece dava konusu 702 ada 3, 7, 9 ve 703 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davanın husumet nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, 702 ada 8 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın esastan reddine, dava konusu taşınmazın 1/4'er paylarla ... mirasçıları ... ... ve arkadaşları adına tapuya tesciline, 720 ada 1 ve 704 ada 9 parsel sayılı taşınmazların tutanak asıllarının olağan usullerle tescilinin yapılması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 702 ada 3, 7 ve 9 prsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları ile ilgili olarak;
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf tespitin tarafı olmayan davalılar ... ile ...'i hasım göstererek dava açmıştır. Hal böyle olunca, davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki Kadastro Hakimi doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğundan, dava konusu 702 ada 3, 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 1,
2 ve 3. bendinde “Tespit gibi ... oğlu ... ... adına Tapuya Tesciline ve Tespit gibi ... oğlu ... ... adına Tapuya Tesciline...” sözlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerlerine “...tespit tutanağı aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına, 702 ada 3, 7 ve 9 parsellere yönelik hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA,
2-703 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili temyizi itirazlarına ilişkin olarak;
Mahkemece anılan taşınmaz hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Dava ve temyize konu 703 ada 4 parsel sayılı taşınmazın hakkında dava açılan ... adına tespit edildiği, davacı tarafından husumetin doğru yöneltildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Hal böyle ise de; davacı tarafın taşınmaz üzerinde bulunduğunu ileri sürdüğü su kuyusu ve sulama havuzuna yönelik olarak dava açtığı, taşınmaz üzerinde ise su kuyusu veya havuz bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenlerle mahkemece davacı tarafın davasının esastan reddi yerine, usulden reddine karar verilmiş ise de; davacı ...'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesinde isabet olmayan sonucu itibariyle doğru bulunan 703 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın hükmü temyiz eden davacı ... Başkanlığından alınmasına,
3-Dava ve temyize konu 702 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili temyiz itirazlarına gelince;
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan su kaynağı ile sulama havuzunun bulunduğu bölümlerin ifrazı, bunun mümkün olmaması halinde davacı lehine intifa hakkı tesisi ile su kaynağı ve sulama havuzunun umumun kullanımına ait olduğu konusunda tutanakların beyanlar hanesine şerh yazılması istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz içerisinde su kaynağı ve sulama havuzu bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemiştir. 11.04.2011 tarihinde yapılan keşifte mahkeme hakimi tarafından taşınmaz üzerinde su kuyusunun bulunmadığı, ancak gösterilen yerde su kuyusu olduğu ve üzerinin kapatıldığı, buraya 10-15 metre mesafede su kaynağının bulunduğu belirtilmiş olduğu halde karar gerekçesinde taşınmaz üzerinde su kuyusu bulunmadığı belirtilmek suretiyle çelişki yaratılmıştır.
O halde mahkemece taşınmaz üzerinde davaya konu edilen su kuyusu veya sulama havuzu bulunup bulunmadığı tereddüte meydan vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, davalı tarafın tutunduğu ve tespitte esas alınan tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, tapu kaydının güney sınırının boşluk okuması nedeniyle kapsamının miktarı ile belirlenmesi gerektiği düşünülmeli, jeolog bilirkişiden su kuyusu hakkında, uzman fen bilirkişisinden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde ayrı ayrı rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı,
tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6392, K. 2012/4529, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama