KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/645 E., 2011/7083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 120 ada 4 parsel sayılı 4.183,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek arsa niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş, üzerindeki tuvaletin davacı ..., ... ve dava dışı ... tarafından meydana getirildiği beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı ... ve arkadaşları tarafından, davalı Hazine ve ...
Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine dava konusu taşınmazın bir bölümüne yönelik Asliye Hukuk Mahkemesine açılan tescil dava dosyası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 15.7.2010 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) ve (B) harfleri ile işaretli toplam 1.487,57 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davacı taraf, geri kalan (C), (D), (E) ve (F) bölümlerinin ise davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, soruşturma ve uygulama hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, dosya içeriği ile de uygun değildir. Dava konusu 120 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tespiti yapılmış ise de eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca somut olayda aynı Yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin mahkemece belirlenmesi zorunludur.
Dava konusu taşınmazın üzerindeki muhtesatın davacı ... ve ... ... ile birlikte dava dışı ... tarafından meydana getirldiği tutanağın beyanlar hanesinde gösterildiğinden, dava konusu taşınmazın yakınında da Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırması söz konusu olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığından muhtesat sahiplerinden ... ile Karayolları Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerekirken davaya dahil edilmemesi,
dava konusu dosyada davacı ..., ... ve ... ... olduğu halde, karar başlığında ..., ... ve ...’in davacı gösterilmek suretiyle dava ve temyize konu taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 15.7.2010 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) ve (B) harfleri ile işaretli bölümlerin infazda tereddüt doğuracak şekilde kimlik bilgileri belirtilmeden davacı taraf adına tapuya tesciline karar verilmesi, Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası ile kadastro paftası çakıştırılmadan hazırlanan raporun karara esas alınması,
dava konusu olmayan 120 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerektiği halde bunun yapılmaması isabetsiz olduğu gibi, belgesiz araştırması yapılmaması dahi isabetsizdir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, Karayolları Genel Müdürlüğü ve taşınmaz üzerindeki muhtesatı meydana getirenlerden ... davaya dahil edilmeli, dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde kendilerine tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak davada bu yolla yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenden de davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen yansız yerel bilirkişi,
tanıklar, tespit tutanağı bilirkişileri, uzman fen, ziraat, jeologdan oluşan üçlü bilirkişi heyeti hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla kamulaştırılan alan belirlenmeli,
dava ve temyize konu uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada (A) ve (B) harfleri ile işaretli bölümlerinin kamulaştırma haritası içinde kalıp kalmadığı, dere yatağı veya etkisi altında olup olmadığı üzerinde durulmalı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişi heyetinden keşfi izlemeye,
bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bayi ..., davacı ..., ... ve ... adına aynı çalışma alanı içerisinde aynı çalışma alanı içerisinde ilgili ya da ilgililer adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı,
dava konusu olmayan 120 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerektiği hususu gözetilmeli, dava konusu taşınmazın adlarına tescile karar verilecek kişilerin kimlik bilgileri ve paylarının infazda tereddüt doğurmayacak şekle açık ve doğru gösterilmesi hususu dikkate alınmalı, davacı ... ... de karar başlığında gösterilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/645, K. 2011/7083, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama