KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6508 E., 2012/4376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı ... oğlu ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 244 ada 152 parsel sayılı 432,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak miras bırakan ... oğlu ... mirasçısı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... oğlu ..., bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Davacı ... ve paydaşları da, tespitten sonra davacı ... oğlu ...’un tutunduğu bağışlama senedinin iptali istemiyle Sulh Hukuk Mahkemesine dava açmıştır. Sulh Hukuk Mahkemesince senet iptaline ilişkin dava dosyası görevsizlik kararı ile Kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı ... ve paydaşlarının davasının reddine, davacı ... oğlu ...’un davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu taşınmazın davacı ... oğlu ..., ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... oğlu ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 244 ada 152 parsel sayılı taşınmazın ortak miras bırakan ... oğlu ...’tan kaldığı, taşınmazın paylaşıma konu olmadığı ve davacı-davalı ... oğlu ...’un tutunduğu 15.07.2003 tarihli bağışlama senedindeki Aşağıçayır Mevkisindeki 1,5 dönümlük yerin dava konusu taşınmaza ait olduğu hususunda yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın ortak miras bırakan ... oğlu ... tarafından davacı-davalı ... oğlu ...’a bağışlanıp bağışlanmadığı, teslim edilip edilmediği yönünde toplanmıştır.
Dava konusu taşınmaz tapusuz olup, menkul mal niteliğinde olduğuna göre taşınmazın bağışlanması ile birlikte zilyetliğin devri halinde mülkiyet karşı tarafa geçer ve bu husus her türlü delil ile de kanıtlanabilir.
Davacı-davalı ... oğlu ...’un tutunduğu 15.07.2003 tarihli senet tanıkları ... ve ... ... ortak miras bırakan ... oğlu ...’un dava konusu taşınmazı davacı-davalı ... oğlu ...’a bağışlayıp teslim ettiğini haber vermiş, mahalli bilirkişiler ve diğer tanıklar ise bağışlama konusunda görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığını belirtmişlerdir.
Mahkemece davacı-davalı ... oğlu ...’un tutunduğu 15.07.2003 tarihli senetteki tanıklar ... ..., ... ... ve ... ... ile tespit bilirkişilerin bilgisine başvurulmadan, tanık beyanları ile yerel bilirkişi ve diğer tanıkların beyanları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi isabetsizdir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde sağılıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, tanıklar, tüm tespit bilirkişileri, bağışlama senedinde imzası bulanan tanıklar ... ..., ... ..., ... ... ile uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın dava konusu taşınmazı davacı-davalı ... oğlu ...’a bağışlayıp bağışlamadığı,
teslim edip etmediği yolunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişiler, tanıklar ile tespit bilirkişilerin beyanları çeliştiği takdirde çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6508, K. 2012/4376, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama