KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6512 E., 2011/6781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 157 ada 1 parsel sayılı 234,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... ..., 161 ada 7 parsel sayılı 581,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 161 ada 3, 163 ada 34, 49, 128 ada 31 ve 165 ada 33 parsel sayılı sırasıyla 5.837,39 m2, 1.599,60 m2, 4.690,32 m2, 15.041,16 m2 ve 4.434,18 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Kadastro tespitinden önce davacı ... tarafından, davalı ... ve paydaşları aleyhine dava konusu 161 ada 3, 163 ada 34, 49, 128 ada 31 ve 165 ada 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik Asliye Hukuk Mahkemesine açılan tapu iptal ve tescil dava dosyası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 157 ada 1, 161 ada 3, 7 ve 163 ada 34 parsel sayılı taşınmazlara yönelik de kadastro tespitine itiraz davası açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ..., dava konusu 157 ada 1, 161 ada 3, 7, 163 ada 34, 49, 128 ada 31, 165 ada 33 parsel sayılı taşınmazların miras bırakanı ... ...’dan intikal ettiğini öne sürerek dava açmış, Asliye Hukuk Mahkemesindeki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları dava konusu 128 ada 31, 161 ada 3, 163 ada 34, 49 ve 165 ada 33 parsel sayılı taşınmazların ... (...) isimli şahıstan evlatlığı ... ...’a kaldığını bildirmiş, Kadastro Mahkemesindeki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ise dava konusu 157 ada 1, 161 ada 3, 7 ve 163 ada 34 parsel sayılı taşınmazların ... ...’ın iken,
... ... tarafından davacının eşi ... ...’a bağışlanarak teslim edildiğini, dava konusu 157 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin ... ... tarafından meydana getirildiğini, dava konusu 157 ada 1, 161 ada 3, 7 ve 163 ada 34 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki fındık ağaçlarının ise davacı ...’ın eşi ... ... tarafından meydana getirildiğini haber vermişlerdir.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece yerel bilirkişiler, tanıklar ve tespit bilirkişilerin beyanları arasındaki çelişkiyi gidermeden ve dosya içeriğine aykırı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
İlçe Nüfus Müdürlüğünden gelen cevabi yazıdan, ilçede 1947 yılında meydana gelen yangın nedeniyle tarafların ortak miras bırakanı ... ...’ın anne, baba ve kardeşlerini gösterir kütük bilgilerinin bulunmadığı bildirilmiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ... ...’dan mı yoksa davalı tarafın miras bırakanı ... ...’dan mı kaldığı belirlenmeli, dava konusu taşınmazlar ortak miras bırakan ... ...’dan kalmış ise mirasçıları yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları ile belirlendikten sonra terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız,
yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı,
yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında,
aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının, birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan, davalar varsa, deliller değerlendirilirken, sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak,
yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de göz önüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde, paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı göz önünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli,
uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, öte yandan dava konusu 157 ada 1, 161 ada 3, 7 ve 163 ada 34 parsel sayılı taşınmazların davalı tarafın miras bırakanı ... ... tarafından davacı ...’nın eşi ... ...’a bağışlanıp bağışlanmadığı, bu taşınmazlar üzerindeki muhtesatın kim tarafından meydana getirildiği hususunda yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile tespit bilirkişilerden olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6512, K. 2011/6781, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama