KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6640 E., 2012/1596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece mirasçılık sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır.
Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Miras bırakanın ölüm tarihi olan 1940 yılında yürürlükte bulunan 743 sayılı TKM 444 maddesi hükmü gereğince “mirasbırakanın eşi alt soyu ile birlikte mirasçı olduğu zaman tercih hakkı olduğu, dilerse terekenin yarısının intifa hakkını, dilerse dörtte birinin mülkiyetini alabileceği, miras bırakanın anne babası veya bunların alt soyu ile mirasçı olduğu takdirde mirastan dörtte birinin mülkiyeti ile beraber yarısının intifa hakkına; ve büyük babaları ve büyük anaları veya bunların füruu ile mirasçı olan eş terekeden yarısının mülkiyeti ile beraber dörtte birinin intifa hakkına ve bunlar da yoksa mirasın tamamının mülkiyetine sahip olacağı, aynı kanunun 448. maddesi mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının Hazine'ye intikal edeceği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince miras bırakan Muş merkez Minare Mahallesi cilt 4, hane 88 de nüfusa kayıtlı, 01.07.1877 doğumlu ... ...'in 01.04.1940 tarihinde davacıların annesi ... ile evli iken vefat ettiği, davacının annesi ...'nin miras bırakan öldükten sonra davacının babası Osman ile evlendiği kayıtlarda miras bırakan ile ...’nin müşterek çocukları gözükmediği miras bırakanın üst soyu yönünden mahkemece bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6640, K. 2012/1596, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama