KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6651 E., 2012/3256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 24.04.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden ... mirasçıları vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, dava konusu muhdesatın bodrum, zemin ve zemin üstü birinci katının satıştan ayrık tutulduğunun yazılı delille ispatlanamamış olmasına göre muhdesatın anılan bağımsız bölümlerine yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca davacı tarafın muhdesatın açıklanan bağımsız bölümlerine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece toplanan delillerden dava konusu bina niteliğindeki muhdesatın ilave ikinci ve üçüncü katlarının pay satışından sonra meydana getirildiği anlaşılmaktadır. Şu halde; sonradan meydan getirilen katlar yönünden davanın sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
Muhtesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiği açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur.
Dosya içeriğindeki tapu kaydından dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 597 ada 10 parsel sayılı taşınmazda taraflar dışında başka bir paydaşın da bulunduğu, ancak bu paydaşın ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında davaya konu muhtesatların davacı tarafa ait olduğunu açıkça kabul edip etmediği anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca davada taraf koşulunun oluşup oluşmadığı belli değildir. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekir.
Taraf koşulunun oluşup oluşmadığı belirlenmeden eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
O halde, öncelikle ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyası getirtilmeli, taraflar dışındaki tapu paydaşının ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında dava konusu muhtesatların davacı tarafa ait olduğunu açık bir biçimde kabul edip etmediği duraksamasız belirlenmeli, daha sonra dava konusu muhtesatın davacı tarafa ait olduğunu kabul etmeyen tüm paydaşların (ölmüş iseler mirasçılarının) davada taraf olmalarının zorunlu olduğu düşünülerek davada taraf olarak yer alması sağlanmalı, yargılamaya geldiğinde davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek binanın az yukarıda açıklanan ikinci ve üçüncü katları yönünden sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6651, K. 2012/3256, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama