KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6684 E., 2011/7183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 120 ada 49 parsel sayılı 663.799.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı ... tespit edilmiştir. Davacı ..., adına tespit gören 120 ada 16 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün dava konusu taşınmaz içinde kaldığını öne sürerek tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 120 ada 49 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2007/184 esas sayılı dosyasında davalı olduğu Tapu Sicil Müdürlüğünce bildirilmiş ise de adı geçen dava dosyasının getirtilerek yapılan incelemesinde, 120 ada 49 parsel sayılı taşınmaz ile başkaca taşınmazların dava konusu edildiği mahkemece 120 ada 49 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen hükmün temyiz edilmeksizin 01.08.2008 tarininde kesinlestiği belirlenmiştir.
Ne var ki, mahkemece davacı ...'ın tutunduğu 15.7.1975 tarih 9 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazın bir bölümünü kapsadığı, ancak bölgede kadastro çalışmalarının başlaması ile tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiği, vergi kaydı hükmünde olduğu, davacının zilyetliğinin bulunmadığı, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Yerel bilirkişiler tapu kaydının taşınmazın bir bölümünü kapsadığını haber vermişler ise de uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetmemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde öncelikle davacı ... tespit gören 120 ada 16 ve komşu 120 ada 14, 20, 27 parsel sayılı taşınmazlara ait tespit tutanağı örneği varsa dayanak kayıtları ile birlikte ve davacı tarafın tutunduğu 15.7.1975 tarih 9 sayılı tapu kaydının geldisi olan Mayıs 1956 tarih 18 sayılı tapu kaydının malik ve iktisap sebebi belli olacak şekilde Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, söz konusu tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığı sorulmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel, uzman bilirkişi ve taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
dayanılan tapu kaydı ve bulunduğu taktirde haritası ile birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, davacı ... tespit gören 120 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasından geçen yolun kadim yol olup olmadığı,
değil ise ne zaman yol olarak kullanılmaya başlandığı duraksamasız olarak belirlenmeli, tapu kaydının haritasının bulunmadığı taktirde tapu kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu bu nedenle kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6684, K. 2011/7183, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama