KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6694 E., 2012/2072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 159 ada 113 parsel sayılı 10820 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiş ve tutanak kesinleşmiştir. Davacı ... ve ... ... tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kesinleşen kadastroya karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 159 ada 113 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin iptali ile 1/2 şer payla davacılar ... ve ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 159 ada 113 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 13.11.1972 tarih 2 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ve haritaları ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6694, K. 2012/2072, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama