KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6758 E., 2012/5261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 631 parsel sayılı 5115 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Süleyman Karabulut ve paydaşları adına, 632 parsel sayılı 4480 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydına, 633 parsel sayılı 8990 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ayrı tapu kaydına dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına,
634 ve 635 parsel sayılı sırasıyla 6215 m2 ve 5565 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazların tümüne yönelik olarak, ... ve ... ise 631 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlara yönelik olarak aynı tapu kayıtlarına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 634 ve 635 parsel sayılı taşınmazlar davacıların tutunduğu Nisan 1333 tarih 24 ve 25 sayılı sicillerden gelen 8.10.1968 tarih 63 ve 76 sayılı tapu kayıtları kapsamında kalmadığı gibi, taşınmazlar üzerinde tespit gününde davacılar ...... ... ve arkadaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacıların taşınmazlar üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı,
631, 632 ve 633 parsel sayılı taşınmazların ise davacılar ...... ... ve arkadaşlarının tutunduğu ve taşınmazlara ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan Nisan 1333 tarih 24 ve 25 sayılı tapu kayıtlarında kök malik ... oğlu ... ...'in 2 Temmuz 1325 (1909) tarihinde öldüğü, ... ... ... mirasçılarının Nisan 1333 (1917) tarihinde tapuda intikal yaptırdıkları, bir kısım davacıların miras bırakanı ... ... oğlu ...'ın ise 1936 yılında öldüğü, dava konusu taşınmazlarda 1936 tarihinden itibaren davalıların bayii ... ... ...mirasçılarının tespit günü olan 1972 yılına kadar 20 yıldan fazla bir süre zilyetliklerinde bulunduğu,
mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Tapu maliki ... ... ...'in ölümü ile mirasçılarının tapuda yaptıkları intikal tarihinden tespit tarihine kadar davalılar ve bayileri yönünden davacıların tutunduğu tapu kayıtlarının 3402 Sayılı Kanununun 13/B-c maddesi hükmü gereğince hukuki değerini yitirdiğinin kabulü zorunludur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6758, K. 2012/5261, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama