KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6838 E., 2012/4216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 111 ada 60 parsel sayılı 444,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 111 ada 61 parsel sayılı 302,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tapu kaydına, bağışlamaya ve paylaşmaya dayanılarak,
117 ada 107 ve 109 parsel sayılı sırasıyla 583,35 m2 ve 171,87 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 117 ada 108 ve 110 parsel sayılı sırasıyla 561,41 m2 ve 184,38 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 117 ada 121 parsel sayılı 465,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., ... ve ... adına eşit paylarla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve ... başka bir tapu kaydına dayanarak tapu kaydındaki payları oranında adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava ve temyiz konusu 117 ada 107, 108, 109 ve 110 parsel sayılı taşınmazların tamamı 12 pay kabul edilerek 1/12'şer payın davacılar ... ve ..., geriye kalan 10/12 payın davalılar tapu malikleri adına, 117 ada 121 parsel sayılı taşınmazın tamamı 360 pay kabul edilerek, 3/360'şar payın davacılar ... ve ..., 118/360'ar payın davalılar tapu malikleri adına, 111 ada 60 ve 61 parsel sayılı taşınmazın tamamı 24 pay kabul edilerek 1/24'er payın davacılar ... ve ... ile geriye kalan 22/24 payın ise davalı tapu maliki adına, tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş;
hüküm, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyiz konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı Yusuf Yılmaz'dan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının, bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır.
Saptanan dava niteliği ile az yukarıda, vurgulanan, hukuksal olgularda dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan, araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup, bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan başka ortak miras bırakanın terekesine dahil menkul mallar varsa menkul malların niteliği, adedi ve değerleri belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde,
taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı,
yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa,
usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak,
yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli,
uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6838, K. 2012/4216, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama