KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/687 E., 2011/948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 08.06.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden ... A.Ş.vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen Boru Hatları ve Petrol Taşıma A.Ş.(Botaş) vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalı ... Müh.Hiz.İnş.San.ve Tic.A.Ş.nin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının davalı BOTAŞ yönünden kurulan hükme, davalı ... Müh.Hiz.İnş.San.ve Tic.A.Ş.nin ise hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davalı BOTAŞ hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... Müh.Hiz.İnş.San.ve Tic.A.Ş. hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da davanın niteliğine, dosya kapsamında toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Haksız fiillerden kaynaklanan davalarda uygulanması gereken Borçlar Kanununun 60. maddesi hükmünde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve zarar sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlar. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre tüzel kişiler, özellikle kamu kurumları yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için, o tüzel kişi veya kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organları tarafından zararın ve zarar sorumlusunun öğrenilmesi zorunludur. Dava açma konusunda emir verme yetkisi bulunmayan daha alt birimlerin zararı ve zarar sorumlusunu öğrenmesi zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için yeterli değildir.
Toplanan ve değerlendirilen delillerden, davacı adına icra takibi yapma konusunda emir ve talimat vermeye yetkili temsilcinin zararı veya zarar sorumlularını 09.07.2008 tarihinde öğrendiği, davanın ise 20.03.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibari ile dolmadığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca davalı Botaş hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi isabetsiz olduğundan davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü gerekir.
3-Ayrıca, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Genel İdare giderleri olay sonrasında davacı tarafından gerçekten yapılmış giderler olduğu kanıtlandığı takdirde gerçek zarar olarak tazmine konu olabilir.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda az yukarıda açıklanan hukuksal olgular göz ardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dâhil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı kurumun onarım giderleri belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı ... Müh.Hiz.İnş.San.ve Tic.A.Ş.nin temyiz itirazlarının da bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/687, K. 2011/948, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama