KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/696 E., 2011/7398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı tarafın maddi tazminat talebine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Zarar gören, haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Somut olaya gelince; davalı, lehine hükmedilen tazminat ve vekâlet ücretinin tahsili amacıyla davacı aleyhine takip başlatmış; davacı ise, hacizleri durdurabilmek ve tehiri icra kararı alabilmek için bankadan teminat mektubu alarak hacizlerin kaldırılmasını sağlamıştır. Davacı, teminat mektubu masraflarını maddi tazminat olarak talep etmektedir. Mahkemece, teminat mektubu alınması için gereken masrafları davacının karşılanması gerektiği belirtilerek maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Teminat mektubu, davalının başlattığı icra takibini durdurmak amacıyla almıştır. Davalının haksız haciz uygulattığı, maddi zararın davalının eyleminden kaynaklandığı, zararla davalının fiili arasındaki uygun illiyet bağının bulunduğu ve davacının maddi zararının gerçekleştiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak mahkemece teminat mektubu alınması için gereken masraflara da hükmedilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/696, K. 2011/7398, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama