KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7179 E., 2012/4741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 567, 119 ada 30, 39, 121 ada 121 ve 148 ada 22 parsel sayılı sırasıyla 4.824,76 m², 5.256,98 m², 2.251,83 m², 8.060,23 m² ve 5.540,80 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları, 102 ada 6 parsel sayılı 771,57 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları ile davacı ..., 121 ada 122 parsel sayılı 9.109,74 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 101 ada 567, 102 ada 6, 119 ada 30, 39, 121 ada 121, 122 ve 148 ada 22 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... ve ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu 101 ada 567, 102 ada 6, 119 ada 30, 39, 121 ada 121, 122 ve 148 ada 22 parsel sayılı taşınmazların davalı tarafın miras bırakanı ... ...’dan kaldığı, davalı tarafın miras bırakanı ... ...’un 22.12.1962 yılında öldüğü, miras bırakan ... ...’un ölüm tarihinden 1970 yılına kadar dava konusu taşınmazlara ... ...’un mirasçıları olan davalı tarafça zilyet edildiği, 1970 yılından tespit tarihine kadar ise davacı tarafın miras bırakanı ... ... ve davacı tarafça zilyet olunduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Davacı taraf dava konusu taşınmazların miras bırakanları ... ...’dan kaldığını öne sürmüş, davalı taraf ise dava konusu taşınmazların miras bırakanları ... ...’dan kaldığını, davacı tarafın kullanımının icar sözleşmesine dayandığını iddia etmiştir.
Yerel bilirkişiler, tespit bilirkişiler ve davacı tanığı ifadelerinde, dava konusu taşınmazlarla ilgili taraflar arasında icar sözleşmesin olup olmadığını bilemediklerini belirtmiş, davalı taraf tanığı ise dava konusu taşınmazlarla ilgili icar sözleşmesi bulunduğunu bildirmiş, ancak mahkemece davalı tanığına, davacı tarafından davalı tarafa icar ödenip ödemediği hususu sorulmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle daha önce keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, tanıklar ile yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız başka yerel bilirkişiler ve tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmazların başında yeniden keşif yapılmalı, davacı tarafından dava konusu taşınmazların icar sözleşmesine dayanılarak kullanılıp kullanılmadığı, kullanım karşılığı davalı tarafa bedel ödenip ödemediği, ödemiş ise hangi zamana kadar ödendiği, davacı tarafın dava konusu taşınmazları davalı taraf adına mı yoksa kendi adına mı kullandığı,
diğer bir anlatımla davacı tarafın asli zilyet mi yoksa feri zilyet mi olduğu hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrı ayrı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile açık bir anlatımla tutanak bilirkişilerinin beyanları ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7179, K. 2012/4741, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama