KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7367 E., 2012/7349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve paydaşları ile davalı ... ve Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 126 ada 41 parsel sayılı 978,07 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve paydaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece dava konusu 126 ada 41 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulü ile taşınmazın 1/2 payının davacılar ... ve paydaşlarının miras bırakanı ...'ın Dumlupınar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1998/38-42 E-K. sayılı veraset ilamında belirtilen mirasçıları adına payları oranında, geriye kalan 1/2 payının ise davalı ... adına, dava dışı 126 ada 42 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise açılan davanın feragat nedeniyle reddine, dava dışı 126 ada 42 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına tespit gibi tapuya tesciline, davalılar Hazine ve ... aleyhine açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiş;
hüküm, davacılar ... ve paydaşları ile davalılar ... ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar ... ve paydaşları ile davalı ... ve davalı Hazine'nin dava konusu 126 ada 41 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava ve temyize konu 126 ada 41 parsel sayılı taşınmazın davacıların miras bırakanı ... ile davalı ... tarafından ortak olarak kullanıldığı,
taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyetleri davacılar ... ve paydaşları ile davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacılar ... ve paydaşlarının 126 ada 41 parsel sayılı taşınmaza yönelik, davalı ...'nun ise tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; davalı Hazine 126 ada 41 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak oluşturulan hükmü vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Davalı Hazine hakkındaki davanın reddine karar verilmesine ve davayı da vekil eli ile takip etmesine rağmen mahkemece davalı Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsiz; bu nedenle davalı Hazine'nin temyiz itirazları yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükme 7.bent olarak “3402 Sayılı Kadastro Kanununun 31/3.maddesine göre takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacılar ... ve arkadaşlarından alınarak davalı Hazine'ye verilmesine” sözlerinin yazılmasına,
126 ada 41 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı ...'ya iadesine,
2-Davacılar ... ve paydaşlarının 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; her ne kadar davacılar dava dilekçesinde 126 ada 42 parsel sayılı taşınmazın numarasını zikretmiş iseler de 22.02.2008 tarihli celsede davalı ... adına tespit edilen 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açtıklarını belirttikleri gibi davacı ... da aynı hususu 04.04.2008 tarihli dilekçesinde tekrarlamıştır.
Gerçekten davacıların belirtiği 126 ada 40 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tespit edildiği dosyaya getirtilen taşınmaza ait kadastro tutanak örneğinden anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacıların gerçek iradesinin 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açmak olduğu, dava dışı 126 ada 42 parsel numarasının dava dilekçesine sehven yazılarak dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın parsel numarasında maddi hata yapıldığının kabulü zorunludur.
Böylesi bir durumda mahkemece 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanak aslı ile dayanağı belgeler getirtilerek 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaz yönünden de işin esasına girilip yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekirken bu taşınmaz hakkında araştırma ve inceleme yapılmaksızın hakkında hüküm kurulmaması isabetsizdir.
O halde dava konusu olduğu anlaşılan 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslı ile dayanağı belgeler davalıdır şerhi verilmek suretiyle Tapu Müdürlüğü'nden getirtilmeli, sonra 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaz açısından da davanın esasına girilmeli, taraflardan bu taşınmaza yönelik varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Mahkemece dava konusu olduğu anlaşılan 126 ada 40 parsel sayılı taşınmaz yönünden araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dosya içeriğinden dava konusu olmadığı ve parsel numarasının dava dilekçesine sehven derç edildiği belirlenen 126 ada 42 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslının kadastro işlemlerinin olağan yöntemince tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak nitelikte taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7367, K. 2012/7349, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama