KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7391 E., 2011/8309 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı ..., davacı ... ve arkadaşları ile katılan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 369 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek yüzölçümleri ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacılar ... ve arkadaşları tarafından, davalılar ... ve arkadaşları aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası, görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Askı ilan süresi içerisinde davacı-davalı ..., ...'ü hasım göstermek suretiyle 369 ada 13 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, davalı-davacı ... ise ...'i hasım göstermek suretiyle 369 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. ... 367 ada 13 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacılar ... ve arkadaşlarının davalarından feragat ettikleri ve önceki günlü hükmü temyiz etmediklerinden, haklarındaki hüküm kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı-davalı ... ile davalı-davacı ... tarafından açılan dava ile ilgili önceki günlü hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 368 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... adına, 367 ada 3 parsel sayılı taşınmazın paylı olarak ... ve ... adlarına, 369 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... adına, aynı ada 5 parsel sayılı taşınmazın ... adına,
aynı ada 6 parsel sayılı taşınmazın ... adına ve aynı ada 19 parsel sayılı taşınmazın paylı olarak Şaban ve Sayım Ökten adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları, davacı-davalı ... ve katılan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı-davalı ... ile katılan ...’in temyiz itirazları ile ilgili olarak; önceki günlü mahkeme hükmü yargı denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Davacı-davalı ... hakkında oluşturulan sonraki günlü hükümle aleyhinde hukuksal bir durum yaratılmamış, katılan ...’in ise, katılma talebinde bulunduğu 367 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkında görülmekte olan bir dava bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmayan davacı-davalı ... ile katılan ...’in temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde davacı-davalı ... ile katılan ...'e iadesine, 2-Davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları ile ilgili olarak;
Yargılama sırasında davacılardan ...'in 20.11.1991 günü, ...'in 25.11.1984 günü, ...'ın 29.12.1983 günü, ...'ın 2.6.1984 günü, davalı ... mirasçılarından ...'ın ise 20.10.1989 tarihinde vefat ettiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ne var ki, adı geçenlerin mirasçıları tümüyle davaya çağrılarak yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmamış, isimleri de karar başlığında gösterilmemiştir. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde yargılama sırasında vefat ettiği belirlenen davacı ve davalıların yasal mirasçıları belirlenerek dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanununu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de; aktarılan dava kapsamında olduğu belirlenen 367 ada 3, 368 ada 2, 369 ada 4, 5, 6 ve 19 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanakları 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malik haneleri açık bırakılmak suretiyle Kadastro Mahkemesine gönderildiğine göre; somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 11. maddesi hükmünde öngörülen otuz günlük askı ilanlarının yöntemine uygun şekilde yapılmamış olması, öte yandan;
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7391, K. 2011/8309, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama