KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7405 E., 2012/5132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2012
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ..., ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
1-Yerel mahkemece oluşturulan karar tarihine göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 3156 sayılı kanunla değişik 432/I maddesi hükmünce temyiz yoluna başvurma süresi 15 gündür. Temyiz eden davacı ...'e hükmün tebliğ edildiği 28.4.2011 günü ile temyiz dilekçesinin mahkemeye verildiği 6.6.2011 günü arasında yasada öngörülen 15 günlük süre geçmiştir. Bu itibarla davacı ...'in süre yönünden temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'e iadesine,
2-Davacı ... ve davalı Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece ... tarafından açılan tescil davasının reddine, diğer davacılar ... ve arkadaşları açısından aktarılan dava bulunmadığından bu kişilerin talepleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 105 ada 15 ve 112 ada 80 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Davacı ... ve paydaşlarının kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde davalılar ... ... ..., ... ..., Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açtığı tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Aktarılan dava kapsamında kalan taşınmazların malik haneleri doldurulmuş olsa bile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda aynı yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin mahkemece belirlenmesi zorunludur.
Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespit gününden önce görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davasının kapsamı sağlıklı biçimde belirlenmemiştir.
Davacı ... ve paydaşları tarafından açılan tescil davasında davacı ... 3.11.1989 tarihinde yapılan keşifte talebinin dava dilekçesinde (F) ve (I) harfleri ile gösterilen yerlere yönelik olduğunu, bu taşınmazlar açısından davayı takip edeceğini, diğer davacıların davayı takip etmediğini beyan etmiş, keşif sonrası dosyaya ibraz edilen uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 4.12.1989 havale tarihli raporda uzman bilirkişi talebe bağlı olarak nizalı yerleri göstermiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/19-1990/143 E.K sayılı ilamı ile uzman bilirkişinin düzenlediği 4.12.1989 havale tarihli rapor ve haritada gösterilen iki parça taşınmaz davacı ... adına tapuya tesciline, diğer taşınmazlar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, verilen karar davacı ... ile davalı Hazine'nin temyizi üzerine 8.Hukuk Dairesinin 2007/4849-6140 E.K sayılı ilamı ile bozulmuş, bozmaya uygun olarak dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince yapılan keşif sonrası uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlen 8.11.2010 tarihli rapor ve haritada aktarılan davanın konusu olarak 112 ada 79 ve 105 ada 84 parsel sayılı taşınmazlar belirlenmiştir. Mahkemece 105 ada 115 ve 112 ada 80 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına davalı şerhi verilerek bu parsellere ait tutanak örnekleri dosyaya getirtilmiş, kararın gerekçesinde 105 ada 115 parsel sayılı taşınmazdan bahsedildikten sonra hükümde 105 ada 15 ve 112 ada 80 parsel sayılı taşınmazların ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. Uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar dikkate alındığında aktarılan davanın kapsamı sağlıklı bir şekilde belirlenmediği gibi hüküm ve gerekçe de kendi içinde çelişmiştir.
O halde uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için öncelikle aktarılan davanın kapsamı duraksamasız belirlenmeli, bu konuda uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 4.12.1989 havale tarihli rapor dikkate alınmalı, aktarılan davanın kapsamı saptandıktan sonra iddia ve savunma doğrultusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, uyuşmazlığın aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümleneceği düşünülmeli,
aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri bulunduğu takdirde aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmazların olağan yönteme göre kadastrolarının tamamlanması için tutanak ve eki belgelerin Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verileceği düşünülmeli, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7405, K. 2012/5132, 29 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama