KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7454 E., 2012/5238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 141 ada 1 parsel sayılı 205,23 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak taşınmaz üzerindeki kargir binanın davacı ... ve davalı ...'a ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle taşınmaz davalı ... adına kadastro komisyonunca tespit edilmiş, yapılan tespit ise 07.05.2009 gününde kesinleşmiştir. Davacı ... 10.11.2009 günü tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 1/2 payının davacı ... adına, 1/2 payının ise davalı ... adına tapuya tesciline, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1/2 hissesinin davacı ...'a ait olduğunun tespitine, davalı ...'ın beyanlar hanesine tescil talebinin bu yönde açılmış bir dava olmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 141 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalının eşit olarak pay sahibi oldukları Nisan 1978 tarih 11 sayılı sicilden gelen Şubat 1986 tarih 8 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, taşınmazda davacı ve davalının eşit olarak pay sahibi oldukları, yine taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı kargir binanın davacı ve davalı tarafından meydana getirildiği ve davalının bu kargir binanın müstakilen kendisi tarafından meydana getirildiği hususunu ispat edemediği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın davalı ...'tan alınmasına,
2-Davacı ...'ın temyiz itirazlarına gelince; davacının temyizi yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti ve harca yöneliktir. Somut olayda dava kesinleşen kadastroya karşı tapu kaydına dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasıdır.
Dava konusu 141 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kargir binanın davacı ... ve davalı ...'a ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle tespit edildiğine göre muhdesat niteliğindeki binanın değeri katılmaksızın sadece taşınmazın zemin değeri üzerinden vekalet ücreti ve harcın hesaplanması gerekir. Nitekim ziraat bilirkişi de taşınmazın zemin değerini 7798,74 TL olarak bildirmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin belirlediği miktarda vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki; az yukarıda vurgulandığı gibi taşınmazın zemin değeri üzerinden harcın hesaplanması gerekirken mahkemece dava konusu taşınmazın zemin değeri ile birlikte muhdesat niteliğindeki binanın değeri toplamı üzerinden harç alınması isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 4 nolu bendinde yazılı bulunan “ Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,68 TL.lik harçtan peşin alınan 97,20 TL.nin mahsubu ile bakiye 330,48 TL.lik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına” sözlerinin hüküm yerinden tamamen çıkarılmasına,
yerine “ Taşınmazın zemin değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihi itibari ile alınması gerekli karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, yine hükmün 5 nolu bendinde yazılı bulunan “Davacı tarafından yatırılan 112,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “ Davacı tarafından yatırılan ve alınması gerekli 463,24 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafından fazla olarak yatırılan 997,96 TL harcın isteği halinde davacı ...'a iadesine” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7454, K. 2012/5238, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama