KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7507 E., 2012/5285 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi birleşen dava davalıları ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız eylem nedeniyle asıl ve birleşen davada tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın husumet nedeniyle reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı birleşen dava davalıları ... ve ... temyiz etmişlerdir.
Davacı, asıl dava olan 2008/213 esas sayılı davada ...'i birleşen 2008/1018 esas sayılı dosyada ise ... ve ...'u davalı olarak göstererek davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu kamyonun davacının haberleşme kablolarına çarparak hasara yol açtığını belirterek uğradığı zararın tazminini istemiştir.
Mahkemece kamyonun sahibinin asıl dava davalısı ... olmadığından asıl davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş ancak asıl dava için kurulan hükümde asıl davada taraf olmayan birleşen davada davalı olan ... ve ... asıl davadaki yargılama giderleri harç ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmuşlardır.
Birleşen davada ise, hasar tespit tutanağı ile yetinilerek davalıların aracının söz konusu hasara yol açtığı iddiası konusunda tutanak düzenleyicisi tanıklar ile davacının ismini bildirdiği diğer tanıklar dinlenmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tazminattan sorumlu tutulabilmeleri için birleşen dava davalılarının işleteni ve sürücüsü oldukları aracın davacı kablolarına hasar verdiğinin sabit olması gerekir. Mahkemenin davacının bu konudaki delilleri toplanmadan eksik inceleme ile karar vermesi doğru değildir. Ayrıca, asıl davanın tarafı olmayan ve birleşen dava davalısı olan ... ile ...'un asıl davadaki yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları 1086 sayılı HUMK'nun 417.maddesine aykırıdır. Anılan yönler gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7507, K. 2012/5285, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama