KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7614 E., 2012/2549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2012
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., davalı ... San ve Tic. A.Ş. ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı ... ile davalı ... yönlerinden davanın reddine, davalı şirket ve diğer davalı ... açısından ise, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK'nun 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK'nun 284. maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.
Somut olaya gelince; davacı, davalı ...’a ait ve diğer davalı şirketin kömür satış yeri olarak ticari faaliyette bulunduğu işyerinde çıkan yangının kendi işyerine sirayet etmesi sonucu işyerinde bulunan gıda emtiası ile demirbaş eşyanın hasar gördüğünü öne sürerek, 6.500,00 TL‘nin tahsilini istemiş, daha sonra ıslah ile toplam talebini 18.280,98 TL’ye çıkarmış, ancak ıslah harcını yatırmamıştır.
Mahkemece tarafların kusur oranlarının tespiti için alınan bilirkişi raporunda, yangının davalı şirketin kömür sobasını yanık bırakmış olması nedeniyle çıktığı, elektrik tesisatından kaynaklanan nedenle yangın çıkmadığı, bu nedenle davalı ... ve diğer davalı ...’ın kusurlarının bulunmadığı, davalı şirket ile davalı bina malikinin kusurlu oldukları açıklanmıştır.
Davadan önce yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda ise, davalı şirkete ait kömür satış yerinin ahşap çatısındaki elektrik kablolarının ısınarak çatlaması neticesi kısa devre olması ile yangının çıktığı, bu nedenle belediye, ..., ...’ın tali, kömür satış şirketinin ise asli kusurlu oldukları belirtilmiştir.
Hasar miktarının hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda ise, işyerindeki gıda emtiasında meydana gelen hasar bedelinin 13.280,98 TL, demirbaş eşyadaki hasar bedelinin ise 5.000,00 TL olduğu vurgulanmıştır. Davadan önce yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda ise, gıda emtiasında oluşan toplam hasar bedelinin 4.000.00 TL olduğu açıklanmıştır. Mahkemece alınan hasar ve kusur raporları benimsenerek karar verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bu bilirkişi raporları ile tespit sonucu alınan bilirkişi raporu arasında, tarafların kusuru ve hasar miktarı konusunda çelişki bulunmaktadır. Çelişkili raporlara dayanılarak karar verilemez.
Yangın raporunda, davacı işyeri ile davalı şirkete ait işyerinin aynı çatı altında bulunduğu, elektrik tesisatının çatının tavan arasından alelusul seyyar bir şekilde çekildiği, kabloların zamanla eskimesinden dolayı çatlamalar oluştuğu, kablo izolelerinin kısa devre yapmasından dolayı davalı şirketin işyerinin tavanında yanmanın başlayarak çevreye yayıldığı belirtilmiş olması ve tutanakta sobadan bahsedilmemesi gözetildiğinde, yangının davalı şirkete ait kömür satış yerinin ahşap çatısındaki elektrik kablolarının ısınarak çatlaması neticesi kısa devre olması ile çıktığının kabulü gerekir.
Olay yeri görgü tespit tutanağında, davalı şirkete ait kömür satış yerinde devrilmiş sobanın olduğu belirlenmiş ise de, bu sobadan yangın çıktığına ilişkin bir açıklama olmadığı gibi, yangına müdahale sırasında sobanın devrilmiş olması ihtimali de mevcuttur.
Hal böyle olunca, tarafların kusur oranları ile zarar miktarı yönlerinden mahkemece alınan bilirkişi raporları ile tespit raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı, davalı şirket ve davalı ...’ın temyiz itirazının bu yönlerden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7614, K. 2012/2549, 10 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama