KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7658 E., 2011/8213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 1, 126 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 22903,96 m2 7438,60 m2, 1920,22 m2 ve 71202,72 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 4/16 payı davalı ... ... ..., 3/16'şar payı paydaşlardan ... ...'ın ölü olduğu tutanağında açıklanmak suretiyle davalılar ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ... miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandıırcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların miras bırakanı ... ..., dava dışı ... ... ... ve davalıların miras bırakanı ... ... mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında ise tapu kaydına da dayanmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı miras bırakanı ... ... ..., dava dışı ... ... ... ve davalılar murisi ... ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunma, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Kural olarak, kadastro davaları taşınmazda hak iddia eden kişilerle adına tespit yapılan kişiler arasında, bir başka deyişle hakları çatışanlar arasında görülüp sonuçlandırılır. Dava ve temyize konu 101 ada 1, 126 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların 3/16 payı ölü olduğu belirtilerek ... ... oğlu ... ... adına tespit edilmiştir. Tespit maliklerinden ... ...'ın ölü olduğu gözetildiğinde tüm mirasçılarının davada taraf olmaları gerektiği kuşkusuzdur. Tespit malikinin mirasçılarından kızı ... ...'ında mirasçısı olduğu dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ne var ki ... ... davaya çağırılarak yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmamıştır. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
Ayrıca davacı tarafın dayandığı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada anılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetleme imkan vermediğinden yetersizdir.
Diğer yandan davacı tarafın dayandığı tapu kaydında paydaş olan ... ... ... mirasçılarının davada taraf sıfatı bulunmadığı ve davacı ...'ın ... ... ... mirasçısı olmadığı düşünüldüğünde amcası ... ... terekesi adına dava açamayacağı da dikkate alındığında ... ... ... mirasçıları adına da tescile karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazların paydaşlarından ... ... mirasçısı ... ...'ın davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili sağlanmalıdır.
Bundan sonra mahkemece, davacı tarafın tutunduğu Ağustos 1945 tarih 16 sayılı sicilden gelen 01.11.1966 tarih 2 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte, açıkta pay kalmayacak şekilde Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanılmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlar ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazlara ait tespit tutanak örnekleri,
varsa dayanakları kayıtlar dosyaya temin edilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın dayandığı tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı,
uzman bilirkişiye dayanılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, dava konusu taşınmazların tümü ya da bir bölümü dayanılan tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde, kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden anılan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu,
kimden kime kaldığı belirlenmeli ve yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, dayanılan tapu kaydının 3 payından sadece 1 payının 01.11.1966 tarihinde tapuda 2 pay kabul edilerek 1 payının davacı tarafın miras bırakanı ... ... ve dava dışı amcası ... ... ... tarafından, 1 payının ise davalı tarafın miras bırakanı ... ... tarafından satın alındığı,
... ... ... mirasçılarının davada taraf olmaması ve davacının amcasının terekesi adına dava açamayacağı da dikkate alınarak payların hesaplanmasında bu husus özellikle gözönünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7658, K. 2011/8213, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama