KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7708 E., 2012/2591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2012
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece dava; muhdesat aidiyetinin tespiti davası olarak nitelendirilerek sonuçlandırılmış ise de, davanın nitelendirilmesi ve temyiz eden davalı yönünden varılan sonuç dosyada toplanan delillere ve usul hükümlerine uygun düşmemiştir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; 1086 sayılı HMUK’un 74.maddesinde açıkça vurgulandığı üzere hakim tarafların isteği ile bağlı olup, istekten fazlasına veya başka şeye hükmedemez.
Davacı tarafın dava dilekçesindeki istemi ve davanın yukarıda açıklanan niteliği gözetildiğinde yargılamadaki delillerin davanın bu niteliğine göre toplanıp daha sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece talebin dışına çıkılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Öte yandan; taşınmaz malik ya da maliklarinin koşullarının varlığı halinde B.K.nun 61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına dayalı alacak istemlerinin, taşınmazdaki ortaklığın giderilerek satılması ve muhtesattan yararlanmanın son bulması ile istenebilir hale geleceği ve bu istemin ancak taşınmazın önceki maliklerine karşı öne sürülebileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; temyiz eden davalı ...’un alacağının tahsili için dava konusu taşınmazda paydaş olan davalılardan ... ... hakkında icra takibi başlattığı ve hacizli taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi için ortaklığın giderilmesi davası açılarak sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Şu halde; alacağının tahsili için taşınmazın satışını isteyen, bu yönüyle de sebepsiz zenginleşmeyen davalı ...’a davada husumet yöneltilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; mahkemece adı geçen davalıya yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7708, K. 2012/2591, 10 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama