KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7725 E., 2012/7890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 127 ada 6 parsel sayılı 3768,76 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro komisyonunca davacı ...'nün zilyetlik süresinin dolmadığı ve dayanak kayıt ile belgelerin uygulanma kabiliyetinin bulunmadığından söz edilerek bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... tapu kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacılar ... ve ... ise tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacı ... ile ...'nın davasının reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ...'ın miras bırakanı İsmi Kaya mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... ile davacılar ... ve ...'ın ayrı ayrı tutundukları aynı sicilden gelen ve birbirinin tedavülleri olan 07.08.2006 tarih 1 ve 2 sayılı tapu kaydı ile Temmuz 1322 tarih 346 sayılı tapu kayıtlarının dava ve temyize konu 127 ada 6 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davacı ...'ın miras bırakanı İsmi Kaya yararınına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır.
Her ne kadar davacı ... taşınmazı İsmi Kaya mirasçılarından ... ...'tan satın aldığını ileri sürerek en azından ona ait payın kendisine verilmesi gerektiğini öne sürmüş ise de; davacı ... İsmi Kaya terekesinin yöntemine uygun şekilde tüm mirasçılarının katılımı ile paylaşıldığını ve taşınmazın İsmi mirasçılarından ... ...'a kaldığı hususlarını ispat yükü üzerinde olmasına rağmen ispat edemememiştir.
Hal böyle olunca miras bırakan İsmi Kaya mirasçılarından ... ...'ın terekeye karşı üçüncü kişi durumunda olan davacı ...'ye yaptığı iddia edilen satışın geçersiz olduğundan kuşku duymamak gerekir. Kuşkusuz davacı ...'nün taşınmazı satın aldığını iddia ettiği ... ...'a karşı genel mahkemelerde sebepsiz zenginleşme kurallarına göre dava açma ... saklı bulunmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7725, K. 2012/7890, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama