KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/7788 E., 2012/2590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2012
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabidir.
Öte yandan; taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bulunan bir muhtesata yeni bölümler ilave edilmesi veya mevcut muhtesatın bakım ve onarımının yaptırılması ya da muhdesatın oturulabilir hale getirilmesi için tamamlanması bağımsız bir muhtesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhtesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhtesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir.
Mevcut muhtesatın tamamlanması veya mevcut muhtesatın bakım ve onarımının yaptırılması muhtesatın bu işleri yapan kişiye ait olması sonucunu doğurmaz. Bu tür işlerin yapılması için harcanan giderler muhtesatın değerini artıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir.
İyileştirici nitelikteki bu giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını B.K'nun 61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, dava dilekçesi içeriğinden ve yargılama sırasında dinlenen tanık beyanları ile yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporundan, dava konusu muhdesatın kaba inşaat olarak satın alındığı, daha sonra davacı tarafça muhdesatın oturulabilir hale getirilmesi için ortak alanlarında ve bağımsız bölümlerinde harcamalar yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/7788, K. 2012/2590, 10 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama