KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/898 E., 2011/925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2011
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 118 ada 17 parsel sayılı 201,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava konusu taşınmazın miras bırakanları ... ... mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davacı ... ve ...’n davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde davanın saptanan niteliği ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Tespitte saptanan hukuksal olgu ile yargılama sırasında saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde tespit bilirkişilerin tümü taşınmaz başında dinlenmemiş, miras bırakan ... ...’a ait aile nüfus kayıt örneğinde davacı ... mirasçı gözükmediği halde mahkemece davacı ...’ın mirasçı olup olmadığı yönünde araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmamış, dava konusu taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılabilecek nitelikte olup olmadığı ve niteliği hakkında uzman ziraatçi bilirkişiden rapor alınmadığı gibi, miras bırakan ... ...'ın mirasçıları ve payları da 3402 Sayılı Kadastro Kununu’nun 25. maddesinde öngörüldüğü şekilde belirlenmemiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit bilirkişileri, seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, uzman fen ve ziraat bilirkişilerin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tanıklar ve tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu,
taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı,
davacı ...’ın miras bırakan ... ...’ın mirasçısı olup olmadığı ayrıca miras bırakan ... ...’ın mirasçıları ve payları da belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/898, K. 2011/925, 21 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama