KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1003 E., 2012/3563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece nüfus kayıtları üzerinden miras bırakanın bütün mirasçıları tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Somut olaya gelince; Denizli Merkez ... Mahallesi Cilt ..., Hane ... da kayıtlı 1285 doğumlu ...'in 1335 tarihinde vefatı ile geride mirasçı olarak oğlu davacının babası ... ve kızları ... ve ...'in kaldığı, kızların kayıtlarına ulaşılamadığı, mirasçılarının tespiti açısından tanık dinlenmediği anlaşılmıştır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu uyarınca, mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği kuşkusuzdur. O halde mahkemece davacı tarafın miras bırakan ile arasında soy bağını ispat ettiği, diğer mirasçıların tespiti için davacıya bütün delilleri sorulmalı, varsa tanıkarı dinlenmeli, belirlenen mirasçılara göre mirasçılık belgesinin verilmesi gerektiği, mirasçılık belgesinin aksi ispat edilene kadar geçerli belgelerden olduğu ve hakları zarar görenler tarafından her zaman iptalinin de istenebileceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1003, K. 2012/3563, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama