KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1030 E., 2012/7352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 263 ada 36 parsel sayılı 22.132,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 263 ada 36 parsel sayılı taşınmazın 26.11.2010 tarihli uzman bilirkişi rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 10.192,25 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacı ...'ın dayandığı 2.2.1984 tarih 7 ve 8 sayılı tapu kayıtlarının uygulanmasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte sözlerden ibaret olduğu gibi tapu kayıtlarının haritası uygulanarak kapsamı haritasına göre belirlenmediğinden uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita, keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmüne göre kayıtların haritaya dayanması halinde kapsamlarının öncelikle haritasına göre belirlenmesi gerekir.
O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle komşu taşınmazlara ait tespit tutanak örnekleri ve dayanağı kayıtlar getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişilerin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmazın niza konusu uzman bilirkişi rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 10.192,25 m2 yüzölçümündeki bölümü başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın tutunduğu,
davalı Hazine'nin de taraf olduğu tescil hükmüyle oluşan 2.2.1984 tarih 7 ve 8 sayılı tapu kayıtlarının dayanağı tescil krokisinin ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın niza konusu uzman bilirkişinin rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 10.192,25 m2 yüzölçümündeki bölümün tümü ya da bir bölümünün dayanılan tapu kayıtları kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde,
kayıt kapsamı dışında kalan bölüm yönünden anılan bölümün öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı belirlenmeli ve yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda niza konusu bölüm üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13,
20 ve 14 maddeleri hükmü eşliğinde değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1030, K. 2012/7352, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama