KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1234 E., 2012/5561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2012
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 111 ada 2, 112 ada 8, 114 ada 1 ve 125 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 3776,87 m², 980,12 m², 2102,09 m² ve 2536,82 m² yüzölçümündeki taşınmazlardan 111 ada 2 ve 112 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 114 ada 1 ve 125 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar ise miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine davalı ... yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne; dava ve temyize konu 111 ada 2, 112 ada 8, 114 ada 1 ve 125 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine, dava konusu 121 ada 1 ve 125 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ise davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 111 ada 2,112 ada 8,114 ada 1 ve 125 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava ve temyize konu taşınmazların tespit tutanağı içeriği incelendiğinde taşınmazların öncesinde ... oğlu ... ...'a aitken 1999, 2000 ve 2001 yıllarında satış veya bağışlama yolu ile davalıya devredildiğinden bahsedilmiş, yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisi olan tanık da bu hususu doğrulamıştır.
Hal böyle olunca davalının müstakil olarak kazanmayı sağlayan zilyetliğinin bulunmadığı açık olmasına rağmen davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmü uyarınca davalı tarafın "bayii" ... ... yönünden yöntemine uygun olarak aynı çalışma alanı içinde kazandığı belgesiz taşınmaz miktarları itibari ile yeterli bir araştırma ve soruşturma yapılmamış, davacının aynı dava dilekçesi ile davalıyı hasım göstererek açtığı bir kısım taşınmazlar dosyadan tefrik edilerek fiilen denetleme imkanı da ortadan kaldırılmıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmazları davalıya bağışlayan veya satan ... ... adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı,
08.06.2011 tarihli celsede tefrik ettiği bu taşınmazlar ile başlangıçta davacının aynı davalıyı hasım göstererek açtığı diğer taşınmazlara yönelik davaların etkili bir denetim için birleştirilmesi gerektiği gibi bununla birlikte davalının bayii ... oğlu ... ...'ın bu dosyada dava dışı olan diğer mirasçılarına karşı açılan aynı nitelikteki başkaca davaların olup olmadığı araştırılmalı, bayii ... oğlu ... ...'ın diğer mirasçılarına karşı açılmış aynı nitelikte davaların bulunması halinde etkili bir denetim için ilk esaslı dava dosyasında birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli,
yine gerek davalı gerekse onun bayii ... ... ve de dava dışı diğer mirasçılar adına belgesizden tespit edilen taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1234, K. 2012/5561, 6 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama